Yıllardır
ülkemizde demokrasicilik oyunu oynanır. Delege ağalığı sistemine
dayalı siyasi partilerimiz “Siyasi PartilerYasası” ve buna
bağlı olarak hazırladıkları “Parti Tüzükleri” doğrultusunda
çok partili siyasi hayata geçişten itibaren halkımız
hep aldanmıştır..
Seçimlerdeki amaç hukuk ve siyasetçilerce;
-
Yönetimde
istikrar,
-
Temsilde
adalet.
Görüyoruz
ki yıllardır ne yönetimde istikrar sağlanabilmiş, nede temsilde
adalet.
Elbette
biliyoruz ki; demokrasilerde siyasi partiler vazgeçilmez
temel unsurlardır. Ama hangi siyasi parti?. İsterseniz kaynak
olması açısından bir iki unsuru gözler önüne tekrar serelim.
Ülkemizde herkes siyaset yapamaz. Devlet memurlarına, askere,
polise, üniversite öğretim üyelerine, öğrencilere yasa gereği
yasaktır. Köylüler siyasetle uğraşmaz / uğraşamaz. İş adamları/kadınları,
sanayici, tüccar siyasette uğraşmayı risk sayar. Geriye kim
kalıyor?; İşsiz güçsüz, siyaseti geçim kaynağı gören, delege
ağalığı sistemiyle beslenen, rant ekonomisiyle bütünleşmiş
siyaset simsarları. Gerçek yüzlerine gizlemek içinde her
dönemde kadın olsun erkek olsun saygın, popiler, güzel, alımlı
vs. dolgu malzemeleri ve vitrin süsleriyle halkın önüne çıkarlar.
Aslında halkın kullandığı oy Milletvekili, Belediye Başkanı,
İl Genel Meclis Üyesi, Belediye Meclis üyesi seçmek değil,
lider ağırlıklı parti merkezlerinde! hazırlanan listeleri halka
onaylatmaktır. Mutlaka kazanan birisinin olması gerçeğinden
hareketle sistemin devamını sağlarlar.
Kısa
girişten sonra gelelim seçim sistemlerine. Nedir seçim sistemi?
Belirli zamanlarda olağan / normal seçim (ülkemizde her beş
yılda bir) veya meclisin karar verdiği durumlarda (erken
seçim) olarak adlandırılır. Özellikle 1980 darbesinden
sonra oluşan siyasal iktidarlarca seçim sistemleri, önceden
yapılan kamuoyu araştırmaları sonucu kendisine en fazla
milletvekili veya belediye başkanlığı kazandıracak yöntemleri
araştırarak bazen yasal düzenlemeler, bazen seçim çevrelerini
değiştirerek bilim, ahlak, namus ve demokrasinin evrensel
değerlerine yakışmayacak şekilde düzenlemeler yaparak halkın
önüne zarfın girebileceği kadar deliği bulunan kutuları koyarak
sözde seçim yapmak suretiyle demokrasicilik oyunu oynarlar.
Demokrasicilik
oyununun oynanmasını sağlayan seçim sistemlerinin sadece
adlarını saymakla yetineceğiz. En azından ansiklopedi cinsinden
kitaplara bakmak suretiyle bulunabilecek kaynakları aktarmayı
siz okuyuculara bırakmak istiyoruz.
Seçim
sistemleri değişik seçeneklerde sınıflandırılmaktadır. Bunlar;
I-
Seçim Sistemleri
1-
Çoğunluk sistemi,
1.1- Dar Bölge (tek adlı, tek turlu seçim sistemi)
1.2. Tek adlı iki turlu seçim sistemi ( Geniş
bölgeli veya liste usulü seçim sistemi)
2.
Nispi Temsil Sistemi
II.-
Seçim sistemi,
-
Çoğunluk
sistemi,
-
Nispi
Çoğunluk sistemi,Mutlak
çoğunluk sistemi,
-
Belli
yüzde çoğunluk sistemi
-
Nispi
Temsil sistemi
-
Barajlı
sistem
III- Diğer Ülkelerde Uygulanan Seçim Sistemleri:
Yönetim şekli, sistemi (başkanlık, yarı başkanlık, partelenter
sistem vs.) farklı olan ülkelerde kendilerine özgü seçim
sistemleri uygulanmaktadır. Örneğin Alman Seçim Sisteminde
amaç tek partinin iktidar olmamasıdır. Seçimden önce hangi
partilerin hangileriyle koalisyon kuracaklarını açıklar,
seçmenler bu doğrultuda oy kullanırlar. Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde
her oy eşit değildir .... Üllkemizde de zaman zaman tercihli
oy sistemi, ulusal bakiye sistemi gibi usullarde kullanılmıştır.
Hangi
seçim sistemi uygulanırsa uygulansın seçimlerde karşımıza
çıkan en büyük sorunlar;
-
Mükerrer
oy kullanımı (aynı kişinin birden fazla oy kullanması),
-
Seçmen
listelerinin güncellenmemesi veya seçmenlerin yazılmaması
/ yazılamaması nedeniyle oy kullanamama,
-
Yurt
dışındaki yurttaşlarımızın oy kullanamaması (en son yasal
düzenlemelerle mektupla oy kullanma veya gümrük kapılarında
oy kullanma yöntemleri geliştirilmişse de çağcıl, gerçekçi
ve doğru olduğu konusunda şüphelerin bulunduğunun göz ardı
edilmemesi gerekir).
-
22
Temmuz 2007’de olduğu gibi bilgisayar ortamında yapılan
hata ve hileler,
-
Oy
sayımlarının yanlış / hatalı yapılması,
-
Seçmenlerin
oylarının değiştirilmesi (genelde oy sandıklarının sayıldıktan
sonra il/ilçe seçim kurullarına ulaştırılması aşamasında
gerçekleştirilen sandık değiştirilme işlemleri)
-
Seçimlerin
bilinçli olarak yurttaşların oy kullanamaması amacıyla
olağan yerleşim yerlerinden ayrıldıkları dönemlerde (yaz
tatili, geçici çalışma, kış koşulları vs.) yapılması,
-
Seçime
katılan partiler arasında Devletçe yapılan para yardımının
adaletsiz yapılması veya hiç yapılmaması,
-
Seçim
propagandalarının gün batımıyla sınırlandırılması (gün
batınca seçim propagandasının yapılması ne gibi sakıncalar
doğurur anlaşılır gibi değil),
-
Yetkisi
ve hakkı olmadığı halde İl, İlçe emniyet müdürlükleri ile
il, ilçe seçim kurullarının seçim propaganlarının yöntemi,
yapılacağı veya yapılmayacağı yerler konusunda haksız
ve sınırsız yetki kullanmaları,
-
Siyasi
partilere tanınan Devlet olanaklarının bağımsız adaylara
tanınmaması … olarak sıralanabil
Temsilde
adalet, yönetimde istikrarın sağlanması için yapılması gerekenler
acaba çok mu zordur? Hiç şüphesiz ki hayır. Önerilerimiz;
-
T.C.
Kimlik numarası uygulaması her alanda kullanılmaya başlandığına
göre seçimlerde de kolaylıkla kullanılabilir. Yani seçimlerde
oy kullanacak seçmenler T.C. kimlik numaralarıyla oy kullanmak
suretiyle tekrar oyların önüne geçilebilir.
-
Vergi
kaçıran, askerlik görevini yapmayan, rüşvet, irtikap, ihtilas,
ihaleye fesat karıştırma, sahte belge düzenleme, sahtekarlık,
görevi kötüye kullanma, memuriyet görevini suistimal, kalpazanlık,
hırsızlık, fiili livata, tecavüz, adam kaldırma, silahlı
saldırı, meskene tecavüz gibi suçlardan ceza alanlar kesinlikle
oy kullanmasının önlenmesi gerekir.
-
Milletvekilliği
dokunulmazlıkları (kürsü dokunulmazlığı ve yargılanma şekli
ayrı tutulmak koşuluyla) başta olmak üzere her türlü dokunulmazlık
mutlaka kaldırılmalıdır.
SOSYAL
DEMOKRAT TABAN HAREKETİ
NİSAN-
2008
>Sayfa başı
>Ana sayfa
|