Dünyada
askeri, ekonomik, siyasal dengeler yeniden tanımlanmakta,
Türkiye jeopolitik konumu nedeniyle tüm bu gelişmelerin odağında
bulunmaktadır. Öte yandan Türkiye’nin gündemine erken seçim
girmiştir. Ülkemiz ve halkın geleceği açısından, SOLUN/SOSYAL
DEMOKRATLARIN iktidar olması hayati önem taşımaktadır. Siyasi
yelpazenin solundaki partilerimizin tamamının yapısı, işleyişi
ve yönetici kadrolarıyla, üyelerinin ve halkın güvenini kaybetmişlerdir.
Parti içi iktidarın ne pahasına olursa olsun devam ettirilmesi
üzerine kurulu yönetim anlayışları Parti içi dinamizmleri
de yok etmiştir. Üzülerek görüyoruz ki; 14 Nisan TANDOĞAN,
29 Nisan ÇAĞLAYAN, 5 Mayıs MANİSA-ÇANAKKALE, 13 Mayıs İzmir
GÜNDOĞDU mitinglerinde yapılan
tüm çağrılara rağmen halkım istemlerini algılanmamış, algılanmak
istenilmemiştir. Partilerin yönetim anlayışları, siyasi
partiler yasasından da kaynaklanan antidemokratik tüzükleri,
yapılanmaları ve topluma kendilerini anlatamamaları nedenleriyle
solun güçlü bir iktidar seçeneği olması Mayıs/2007 ikinci
haftası itibariyle mümkün görünmemektedir. Tabanın istemleri,
kişi veya partilerin çıkarları tartışma konusu yapılarak
görmezden gelinmekte, iktidar olma amacı yerine, kimin milletvekili
olacağı, sanki garantiymiş gibi hangi partinin kaç milletvekili
alacağı pazarlığına dönüştürülmüştür. Temel ilkelerini, istemlerini,
çözüm önerilerini, programlarını ortaya koyamayan partilerin
diğer açıklamaları sadece halkı oyalama ve yutturmaca taktikleridir.
Oysa her türlü zorluğa
karşın yok ve yoksulluk içindeki güzel halkım bunu hak etmemektedir.
Solda
birlikteliğin gerçekleşmemesi/gerçekleşememesi Parti örgütlerinin
yanında halk da umutsuzluğa kapılmaktadır. Bilinen nedenlerle
solda bütünleşme yarım asırdır sağlanamamış sonuçta tek başına
iktidar olamamıştır. Türk siyasi yaşamında hemen hemen tüm
partilerin üye/delege yapıları, yönetimleri ele geçirmiş
kadroları, kendi varlıklarını sürdürebilme mekanizmaları
siyasi partiler yasamızdan da kaynaklanan olanakları da kullanarak
oluşturmuşlardır. ABD, AB, IMF güdümlü Sağ partiler ve hiçbir
zaman kabul edemeyeceğiz etnik ve mezhepsel kökenli söylemleri
öne çıkaran partilerin ülkemizin sorunlarına çözüm üretemeyecekleri
de gerçektir.
Bütünleşme
bir yana birlikte hareket edememe sosyal demokratların yazgısı
haline gelmemelidir. Sorunun köklü çözümü için Sosyal Demokrat
partilerin tamamının çağa ve ülkemiz gerçeğine ve koşullarına,
halkım istemlerine uygun ortak bir program etrafında buluşarak
tek çatı altında seçime katılmalarıdır. Ancak görünen o
ki; CHP ve DSP’nin önderliğinde yapılmaya çalışılan, iktidar
seçeneği olmak için yetersizdir. Kaldı ki güven de vermemektedirler.
Oysa; eğitim, sağlık, güvenlik, işsizlik, üretim, yoksulluk,
yolsuzluk, adalet, irticai kadrolaşma ana başlıklarındaki
konularında ivedi sorunların ortadan kaldırılması için çözüm
önerileri takvime bağlı olarak halka sunulması gerekirdi.
Oluşturduğumuz
TABAN HAREKETİNİN amacı solun/sosyal demokratların tek başına
iktidar olabilmesi için halkın örgütlenmesine, seçimlerde
oy kullanımının en yüksek oranda sağlanmasına katkı sunmaktır.
CHP ve DSP’nin birleşmeleri, birlikte seçime girmeleri kesinlikle
mümkün değildir. Boşa zaman kaybetmek yerine DSP-SHP-ÖDP-İP-YP-GP’nin
oluşturacağı birliktelik doğru adaylar seçilirse en az 280
milletvekili çıkaracak güçte olacaktır. Yapılan anketlerde
kendisini sol/sosyal demokrat olarak tanımlayan kişiler CHP,
DSP’ye toplam % 60’a yakın destek verirken, varlıkları kabul
edilmeyen DİĞERLERİ % 35 oranında desteklenmektedir. Bu partiler
dikkate alınmadığı sürece yine 10 milyona yakın seçmen sandığa
gitmek istemeyecektir.
Kişisel
kırgınlıklarımızı, ideolojik ayrılıklarımızı öne çıkararak
soldaki ayrışmalara, solun solla mücadelesine son verelim.
Eğitim, kültür, alt kimlikler, yaş, çevre, yaşam biçimi
vs. nedenlerle farklı sandığımız ideolojik ayrılıkları bir
yana koyalım. BİRLEŞMEK ZORUNDA değiliz, Hele hele tek partinin
etrafında birleşmek zorunda hiç değiliz. Ancak farklı yerlerde
olsak bile BİRLİKTE HAREKET, ORTAK LİSTE VE PROGRAMLA SOLUN
TEK BAŞINA İKTİDARI İÇİN İSTEĞİMİZ TEK ÇATI ALTINDA OLMASI
İSEDE, İKİ AYRI GRUP HALİNDE DE SEÇİME KATILIP, MECLİSTE
BİRLEŞİRİZ. Farklı Sol/Sosyal Demokrat partilerde bulunan
ve sürekli arayış içerisinde ki arkadaşlarımızın yıllardır
ideolojik farklılıkları ön plana çıkararak ayrışmaları bölücü
ve şeriatçı güçlerin egemenliklerine neden olduğu açıktır.
Soldaki sığ çekişmelerin halkımızın mağduriyetine de neden
olduğu yadsınamaz gerçektir. Solda dayanışmanın, birlikte
hareket etmenin önünde engel olanlar, kişisel amaçlarını
ön planda tutanlar, kendi kararları uygulandığında demokrasiden
bahsedenler, tabandaki kararlılığı dikkate almak zorundadırlar.
Hangi
Sol/Sosyal Demokrat parti TABANINDA olursa olsun, aynı dünya
görüşünü savunan insanların özlemlerinin insani, çözüm yöntemlerinin
de akılcı ve bilimsel olduğu kadar tutarlı olduğunu görüyoruz.
Siyasetten geçinme adına yönetimlere boyun eğenlerle, kendi
parti içi iktidarlarını korumaya çalışanlara karşı TABAN
BİRLİKTELİĞİ DİKKATE ALINMALIDIR.
Çağcıl
ve uygar seçmenler olarak; hukukun üstünlüğünü, şeffaflığı,
demokratik hak ve özgürlüklerin kullanılmasını, paylaşımcılığı,
katılımcılığı, kısaca evrensel sosyal demokrat değerleri
her zaman ve her zeminde savunmak ve gereğini yapmak için
tek başına solun iktidara gelmesi kaçınılmazdır. Korkmadan,
açık yüreklilik ve kişisel çıkar kaygılarını gözardı ederek
örgütlü güç birliğini sağlayarak ortak program ve listelerle
seçime katıldığımızda gerek bireysel, gereksel toplumsal
sorunların hemen hemen tamamı kısa zamanda çözüme kavuşturulacaktır.
Ülkemizin insan potansiyeli, iş gücü, yeraltı ve yer üstü
kaynakları, görev bekleyen kadroları sorunları çözebilecek
güç ve yetenektedir. Unutulmamalıdır ki; ülkemizin en büyük
sorunu YÖNETİM kadrolarının yetersizliği, beceriksizliğidir
ve hatta hak ve hukuk tanımaz ahlaksızlığıdır. Çoğu kez
inanç ve insanı özellikleri, genç ve çocukları, her türlü
değeri kullanarak rant ekonomisinden yakın çevrelerine ve
kendilerine çıkar sağlama, oy tabanlarına sus payı verme
istekleri her türlü yazılı ve görsel propaganda araçlarıyla
kapatılmaya da çalışılsa mızrak çuvala sığmaz duruma gelmiştir.
Eğitim,
sağlık, konut, işsizlik, insan hakları, güvenlik ve adalet
konularında çağdaş çözümleri üretmek ve uygulamaya koymak
sanıldığı kadar zor olmadığı gibi, insana yakışmayan yaşam
biçimlerini de kabullenmemiz mümkün değildir. İktidara giden
yol ÖRGÜTLÜ TABAN ve SOLDAKİ TÜM PARTİLERİN ORTAK PROGRAM
ve LİSTELERLE TEK ÇATI OLMAZSA İKİ GRUP HALİNDE SEÇİME KATILMALARIYLA
mümkün olabilecektir. Dürüst, ahlaklı, şeffaf, halkçı ve
insancıl yönetim anlayışlarıyla kısa zamanda insanımızın
hak ettiği yaşam standardına ulaşacağına inancımız tamdır.
Yeter ki; ülkeyi yönetecek kadrolar siyaset simsarlarınca
değil, Tabanın istemleri dikkate alınarak belirlensin. Görülecektir
ki tabandaki birliktelik yıllardır süregelen ayrışmaları
ortadan kaldırarak SOLUN / SOSYAL DEMOKRATLARIN / DEMOKRATLARIN
iktidarı sağlanacaktır. Yeter ki birazcık ödün verelim.
Sevgiyle,
saygıyla, kırmadan, dökmeden, aşağılamadan konuşacağız, tartışacağız
derhal doğruyu, doğrumuzu birlikte bulacağız. Ortak paydalarımızı,
akılcı ve bilimsel çözümleri ön plana çıkararak bir olacağız,
birlik olacağız nerede olursa olsun ülkemize ve insanımıza
yakışmayan, önce insan demeyen çağdışı yönetim anlayışlarına
dur diyeceğiz
Kendini
sosyal demokrat, demokrat hisseden herkesin, küskünlükleri
bir kenara bırakıp, özde birlikteliklere sahip çıkma adına;
belirleyici güç olabilmek, yanlışlara dur diyebilmek için
birlikte hareket ederek taban hareketinin istemlerinde birleşmelidirler.
TABAN
HAREKETİ olarak ulusumuza aydınlık günler getirmesi için
solda birlikte hareket etmeyi sağlamasını gönülden istiyor,
tabanda örgütlü yapının tüm olumsuzlukları gidereceğine ister
seçimden önce, ister seçimden sonra oluşacak birliktelikle
solu / sosyal demokratları / demokratları tek başına iktidara
taşıyacağına sonsuz inanıyoruz. Yeter ki 5-6 parti yönetim
kadroları EVET desin. Aksi halde ülkenin karanlığa teslim
edilmesinde tek sorumlu olacaklardır.
Saygılarımızla,
DEMOKRATİK
SOL TABAN HAREKETİ
>Ana sayfa
>Geri
dön
|