12 Eylül
cuntası tarafından kapatılan partimiz yeniden açılışından
19-20 Kasım 2005’te toplanacak 31. olağan kurultaya kadar
gelinen süreçte ciddi bir yörünge değişikliğine uğrayarak
sol kimliğini ve özünü kaybetmiştir. Yönetimin, “EMEKTEN,
EMEKÇİDEN, ÜRETİMDEN UZAK, MAHCUP BİR SOL” yaratma çabaları
partimize kan kaybettirdi. Parti, sol özünü yitirdikçe,
ahlaki çöküntüye teslim oldu. Oysa sol, kuvva-i milliye
ile birlikte yaşam anlayışımızın temelidir, köküdür.
Türkiye’de
gelecekle ilgili beklentilerin en yüksek olduğu siyasal oluşum
CHP olmasına karşın, beklentiler her
geçen
gün yerini daha çok umutsuzluğa bırakmaktadır.
Kurultayda
büyük olasılıkla Sayın Baykal tek aday olarak Genel Başkanlığa
seçilecek, istediği kişileri de yönetime seçtirecektir. Başarı
ve başarısızlık, artık tartışmasız olarak “Baykal
ve ekibine” ait olacaktır.
-
Hukuku müdafaa için kurulan partimizin
genel merkezi parti içi hukuku ve demokrasiyi yok etmiştir.
Tüzük çağdaş sosyal demokrat partilerde olduğu
gibi demokratikleşmelidir.
-
Kurultayda, yeni bir sol program ve seçim
bildirgesi ile sonuçlanacak “ilk hedefler beyannamesi”
hazırlanmalıdır.
-
Kurultayda, örgütte ve ülkede heyecan
ve dinamizm yaratacak, Partiyi iktidara getirecek,
yeni yönetim kadroları seçilmeli; araştırma
ve eğitim çalışmaları kurultayın ertesi günü
başlatılmalıdır.
Partiye yüreğiyle bağlı olan
örgüt emekçileri de, geleceği hakkında söz sahibi olması gereken
gençler de partinin bugününden acı duymaktadır.
Bundan böyle, yönetimin toplum,
ülke ve parti için yapmak istedikleri veya istemedikleri ilgili
hiç bir engel ve özrü kalmamıştır.
Hukuk ve demokrasi için, üretim için, kalıcı ve adil barış
için CHP’de DEĞİŞİM.
>Ana Sayfa
>Geri
dön