Partimiz mevcut yapısı, işleyişi ve yönetici
kadrosuyla, üyelerinin ve halkın güvenini yitirmiş durumdadır.
Bunun için CHP de temel sorun değişim, hemen değişimdir. Ülkemizin
dünden daha çok CHP’ye gereksinimi olduğu karşıtları tarafından
da söylendiği bu ortamda değişimin belki de tam zamanıdır.
Ancak bunun kiminle ve hangi program ile yapılacağı çok önemlidir.
Özellikle değişime öncülük edecek kadroların yeni ve inandırıcı
olması zorunludur. Bu değişimin ancak tabandan başladığı takdirde
başarıya ulaşabileceği temel inancımızdır.
CHP Devrimci bir partidir. Kurtuluş Savaşımızı örgütleyen ve
yürüten Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyetinin devamı olarak
kurulmuştur. İlk adı da Halk Fırkasıdır. Ancak süreç içinde Partimiz
devrimci ve halkçı yapısından uzaklaştırılarak, devlet ve düzen
partisi haline getirilmiştir. Halkın Partisi olmaya çalıştığı
her dönemde de halkın büyük desteği ve ilgisini görmüştür. CHP
yeniden çağdaş sosyal demokrasinin ilkeleri doğrultusunda ve
çalışma şekli ile devrimci ve halkçı özüne dönmelidir.
Partilerin tutucu ve kapalı kutu haline gelmelerinin en büyük
nedenlerinden biri de Siyasi Partiler Yasası ve Seçim Kanunudur.
Bu yasalar bir şekilde partinin başına geçen insanların bir daha
oradan inmemeleri, için her türlü imkanı vermektedir. Parti içi
demokrasi işletilmediği gibi, aynı kişinin devamlı genel başkan
seçilmesini sınırlayan bir yasa maddesi söz konusu değildir.
Bu nedenle yaşamları elverirse genel başkanlığı ömür boyu yapmaları
mümkündür. Bu durum partide lider diktatörlüğü yaratmaktadır.
Üye yapıları sağlıklı olmadığı gibi, gerçek üyelerin yasal bir
güvencesi yoktur. Bu nedenle özgür partililer yerine biat eden
üyelik profili öne çıkmaktadır.
Hiçbir kimsenin kişisel hırs ve ihtirasları, çıkar ilişkileri
Partimizin önünü tıkamamalıdır. Yasal bir engel bulunmadığına
göre, bu gidişi durdurabilecek tek engel yine de özgürce düşünebilen
partililerdir. Çünkü; uyuyan taban uyandı. Bizler daha önce ifade
ettiğimiz ve aylar önce yazılı hale getirdiğimiz görüşlerin savunuculuğunu
yapıyoruz yapmaya da devam edeceğiz...
CHP TABAN HAREKETİ olarak bizler aşağıdaki görüşlerimize sahip
çıkan ve yapılması gerekenleri takvime bağlayarak yapacağına
söz veren CHP Genel Başkan adayının yanındayız. Hiç kuşku duyulmasın
ki CHP’nin gelişimini engelleyenlerin takipçisi de olacağız.
GÖRÜŞ ve İSTEMLERİMİZ:
Siyasi Partiler Yasası ve Seçim Yasasının antidemokratik hükümleri
derhal değiştirilmelidir. CHP buna öncülük etmelidir.
- CHP özeleştiri yaparak kendini yeniden yapılandırmalıdır. Bu
kapsamda üye yapısını, programını, tüzüğünü çağdaş sosyal demokrasi
ilkelerine, halkım istemlerine uygun hale getirmelidir.
- Parti içi demokrasi işletilmeli ve Partideki dar kadroculuk
anlayışına son verilmelidir.
- İdeolojik temeller netleştirilmeli ve zenginleştirilmelidir.
- Avrupa’ da ki ve diğer ülkelerdeki kardeş partiler ile dayanışma
artırılmalı; sosyal, ekonomik, demokratik açılımlarla ilgili
politika ve projelerin oluşturulmasında gerekirse ilgili partilerden
destek alınmalıdır.
- Politika üretmek sadece genel merkez ve milletvekillerine
bırakılmamalı; sorumlu her CHP’li üye politika üretebilmeli
ve üretimde katılımcılık uygulanmalıdır.
- Yoksullara yönelik ve işsizliğe çözüm bulacak ciddi politikalar
üretilmelidir. Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri olan
ulusal yoksulluğun, yolsuzluğun önlenmesi ile ilgili özel bir
program acil olarak hazırlanmalıdır.
- CHP; mevcut kokuşmuş sistemi değiştirecek ve değişimin önünde
gidecek bir parti haline gelmelidir.
- Halkın sosyal, ekonomik ve kültürel sorunlarıyla ilgili beklentilerine
yanıt verecek olan projeler ve programlar geliştirilmelidir.
- CHP; bilişim teknolojisinden ve medya olanaklarından en geniş
şekilde yararlanmalı. Şeffaflığı kendi üye isimlerinin üyelerine
açıklamasından başlatmalı,
- Acilen Türkiye’nin temel sorunlarına ve önceliklerine yönelik
politikalar üretilmeli,
- Tarımı ve hayvancılığı geliştirecek her yöreye özgü çağdaş
politikalar üretilmelidir.
CHP; üyelerinin ve halkın kendisine sahip çıkmasına olanak
vermeli; kendisi de üyelerine ve halka sahip çıkmalıdır.
Saygılarımızla, Ocak/ 2005
>Ana Sayfa
>Geri
Dön
|