Kanun Numarası
: 2709
Kabul Tarihi
: 18/10/1982
Yayımlandığı R.Gazete: Tarih : 9/11/1982
Sayı:17863 (Mükerrer)
B A
Ş L A N G I Ç (2)
Türk Vatanı ve Milletinin ebedi varlığını ve Yüce Türk Devletinin bölünmez
bütünlüğünü belirleyen bu Anayasa, Türkiye Cumhuriyetinin
kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz kahraman Atatürk'ün belirlediği
milliyetçilik anlayışı ve onun inkılap ve
ilkeleri doğrultusunda;
Dünya milletleri ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi
olarak, Türkiye Cumhuriyetinin ebedi varlığı, refahı, maddi
ve manevi mutluluğu ile çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma
azmi yönünde;
Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız
Türk Milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmaya
yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada
gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş
hukuk düzeni dışına çıkamayacağı;
Kuvvetler ayrımının, Devlet organları arasında üstünlük sıralaması
anlamına gelmeyip, belli Devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından
ibaret ve bununla sınırlı medeni bir işbölümü ve işbirliği
olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda bulunduğu;
Hiçbir faaliyetin Türk milli menfaatlerinin, Türk varlığının,
Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihi
ve manevi değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılapları ve
medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği ve laiklik
ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının, Devlet
işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı; (3)
Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik
ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak milli kültür,
medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme
ve maddi ve manevi varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine
doğuştan sahip olduğu;
——————————
(1) Bu Anayasa; Kurucu Meclis tarafından 18/10/1982'de Halkoylamasına
sunulmak üzere kabul edilmiş ve 20/10/1982 tarihli ve 17844
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış; 7/11/1982'de Halkoylamasına
sunulduktan sonra 9/11/1982 tarihli ve 17863 Mükerrer sayılı Resmi
Gazete'de yeniden yayımlanmıştır.
(2) Anayasa'nın Başlangıç metni 23/7/1995 tarih
ve 4121 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi ile değiştirilmiş
ve metne işlenmiştir.
(3) Bu fıkrada geneçen, “Hiçbir düşünce
ve mülahazanın” ibaresi, 3/10/2001 tarih
ve 4709 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle “Hiçbir faaliyetin”
şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Topluca Türk vatandaşlarının milli gurur ve iftiharlarda, milli sevinç
ve kederlerde, milli varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet
ve külfetlerde ve millet hayatının her türlü tecellisinde
ortak olduğu, birbirinin hak ve hürriyetlerine kesin saygı,
karşılıklı içten sevgi ve kardeşlik duygularıyla ve "Yurtta
sulh, cihanda sulh" arzu ve inancı içinde, huzurlu
bir hayat talebine hakları bulunduğu;
FİKİR,
İNANÇ VE KARARIYLA anlaşılmak, sözüne ve ruhuna bu yönde
saygı ve mutlak sadakatle yorumlanıp uygulanmak üzere.
TÜRK MİLLETİ TARAFINDAN, demokrasiye aşık Türk
evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi olunur.
BİRİNCİ KISIM
GENEL ESASLAR
I. Devletin şekli
Madde
1 – Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
II. Cumhuriyetin nitelikleri
Madde
2 – Türkiye Cumhuriyeti, toplumun
huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan
haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta
belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve
sosyal bir hukuk Devletidir.
III. Devletin bütünlüğü, resmi dili, bayrağı, milli marşı ve
başkenti
Madde
3 – Türkiye Devleti, ülkesi
ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.
Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
Milli marşı "İstiklal Marşı"dır.
Başkenti Ankara'dır.
IV. Değiştirilemeyecek hükümler
Madde
4 – Anayasanın 1 inci maddesindeki
Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki
Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez
ve değiştirilmesi teklif edilemez.
V. Devletin temel amaç ve görevleri
Madde 5 – Devletin
temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını
ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve
demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur
ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini,
sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak
surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri
kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi
için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.
VI. Egemenlik
Madde
6 – Egemenlik, kayıtsız şartsız
Milletindir.
Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre,
yetkili organları eliyle kullanır.
Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye
veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını
Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.
VII. Yasama yetkisi
Madde
7 – Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet
Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.
VIII. Yürütme yetkisi ve görevi
Madde
8 – Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar
Kurulu tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak
kullanılır ve yerine getirilir.
IX. Yargı yetkisi
Madde
9 – Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce
kullanılır.
X. Kanun önünde eşitlik
Madde
10 – Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi
inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin
kanun önünde eşittir.
(Ek
fıkra: 7/5/2004-5170/1 md.) Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini
sağlamakla yükümlüdür.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde ve her
türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında kanun önünde
eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.(1)
XI. Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü
Madde
11 – Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını,
idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan
temel hukuk kurallarıdır.
Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz.
İKİNCİ KISIM
TEMEL HAKLAR VE ÖDEVLER
BİRİNCİ BÖLÜM
GENEL HÜKÜMLER
I. Temel
hak ve hürriyetlerin niteliği
Madde
12 – Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez
temel hak ve hürriyetlere sahiptir.
Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer
kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder.
II.
Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması
Madde
13 – (Değişik:
3/10/2001-4709/2 md.)
Temel
hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın
ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve
ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın
sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin
gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.
III. Temel
hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılamaması
Madde
14 – (Değişik: 3/10/2001-4709/3
md.)
Anayasada yer alan
hak ve hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve milletiyle
bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik
ve lâik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler
biçiminde kullanılamaz.
–––––––––––––––
(1) 9/2/2008 tarihli ve 5735
sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle; bu fıkranın “bütün işlemlerinde”
ibaresinden sonra gelmek üzere “ve her türlü kamu hizmetlerinden
yararlanılmasında” ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
Anayasa
hükümlerinden hiçbiri, Devlete veya kişilere, Anayasayla
tanınan temel hak ve hürriyetlerin yok edilmesini veya Anayasada
belirtilenden daha geniş şekilde sınırlandırılmasını amaçlayan
bir faaliyette bulunmayı mümkün kılacak şekilde yorumlanamaz.
Bu hükümlere aykırı faaliyette bulunanlar hakkında uygulanacak
müeyyideler, kanunla düzenlenir.
IV. Temel
hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması
Madde
15 – Savaş, seferberlik, sıkıyönetim
veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan
yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği
ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya
tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen
güvencelere aykırı tedbirler alınabilir.
Birinci fıkrada belirlenen durumlarda da, savaş hukukuna uygun
fiiller sonucu meydana gelen ölümler (…)dışında, kişinin
yaşama hakkına, maddi ve manevi varlığının bütünlüğüne
dokunulamaz; kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini
açıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolayı suçlanamaz; suç
ve cezalar geçmişe yürütülemez; suçluluğu mahkeme kararı
ile saptanıncaya kadar kimse
suçlu sayılamaz. (1)
V.
Yabancıların durumu
Madde
16 – Temel hak ve hürriyetler,
yabancılar için, milletlerarası hukuka uygun olarak kanunla
sınırlanabilir.
İKİNCİ BÖLÜM
KİŞİNİN HAKLARI VE ÖDEVLERİ
I.
Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı
Madde
17 – Herkes, yaşama, maddi ve
manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.
Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin
vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel
ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz.
Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle
bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.
(…)(1) meşru müdafaa hali, yakalama ve tutuklama
kararlarının yerine getirilmesi, bir tutuklu veya hükümlünün
kaçmasının önlenmesi, bir ayaklanma veya isyanın bastırılması,
sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde yetkili merciin verdiği
emirlerin uygulanması sırasında silah kullanılmasına kanunun
cevaz verdiği zorunlu durumlarda meydana gelen öldürme fiilleri,
birinci fıkra hükmü dışındadır.
II.
Zorla çalıştırma yasağı
Madde
18 – Hiç kimse zorla çalıştırılamaz.
Angarya yasaktır.
Şekil ve şartları kanunla düzenlenmek üzere hükümlülük veya
tutukluluk süreleri içindeki çalıştırmalar; olağanüstü
hallerde vatandaşlardan istenecek hizmetler; ülke ihtiyaçlarının
zorunlu kıldığı alanlarda öngörülen vatandaşlık ödevi niteliğindeki
beden ve fikir çalışmaları, zorla çalıştırma sayılmaz.
___________________
(1) 7/5/2004 tarihli ve 5170 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle,
15 inci maddenin ikinci fıkrasında yer alan “ile, ölüm
cezalarının infazı” ve aynı Kanunun 3 üncü maddesiyle de
17 nci maddenin dördüncü fıkrasının başında geçen, ”Mahkemelerce
verilen ölüm cezalarının yerine getirilmesi hali ile” ibareleri
madde metinlerinden çıkartılmıştır.
III. Kişi hürriyeti ve güvenliği
Madde
19 – Herkes, kişi hürriyeti ve
güvenliğine sahiptir.
Şekil ve şartları kanunda gösterilen:
Mahkemelerce
verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin
yerine getirilmesi; bir mahkeme kararının veya kanunda
öngörülen bir yükümlülüğün gereği olarak ilgilinin yakalanması
veya tutuklanması; bir küçüğün gözetim altında ıslahı veya
yetkili merci önüne çıkarılması için verilen bir kararın
yerine getirilmesi; toplum için tehlike teşkil eden bir
akıl hastası, uyuşturucu madde veya alkol tutkunu, bir
serseri veya hastalık yayabilecek bir kişinin bir müessesede
tedavi, eğitim veya ıslahı için kanunda belirtilen esaslara
uygun olarak alınan tedbirin yerine getirilmesi; usulüne
aykırı şekilde ülkeye girmek isteyen veya giren, ya da
hakkında sınır dışı etme yahut geri verme kararı verilen
bir kişinin yakalanması veya tutuklanması; halleri dışında
kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz.
Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler, ancak
kaçmalarını, delillerin yokedilmesini veya
değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı
zorunlu kılan ve kanunda gösterilen diğer hallerde hakim kararıyla
tutuklanabilir. Hakim kararı
olmadan yakalama, ancak suçüstü halinde veya gecikmesinde
sakınca bulunan hallerde yapılabilir; bunun şartlarını
kanun gösterir.
Yakalanan veya tutuklanan kişilere, yakalama veya tutuklama
sebepleri ve haklarındaki iddialar herhalde yazılı ve bunun
hemen mümkün olmaması halinde sözlü olarak derhal, toplu
suçlarda en geç hakim huzuruna
çıkarılıncaya kadar bildirilir.
(Değişik birinci cümle: 3/10/2001-4709/4
md.) Yakalanan veya tutuklanan kişi, tutulma yerine en
yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre hariç en geç kırksekiz saat
ve toplu olarak işlenen suçlarda en çok dört gün içinde
hâkim önüne çıkarılır. Kimse, bu süreler geçtikten sonra hakim kararı
olmaksızın hürriyetinden yoksun bırakılamaz. Bu süreler olağanüstü
hal, sıkıyönetim ve savaş hallerinde uzatılabilir.
(Değişik:
3/10/2001-4709/4 md.) Kişinin yakalandığı veya tutuklandığı, yakınlarına derhal bildirilir.
Tutuklanan kişilerin, makul süre içinde yargılanmayı ve soruşturma
veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakları
vardır. Serbest bırakılma ilgilinin yargılama süresince
duruşmada hazır bulunmasını veya hükmün yerine getirilmesini
sağlamak için bir güvenceye bağlanabilir.
Her ne sebeple olursa olsun, hürriyeti kısıtlanan kişi, kısa
sürede durumu hakkında karar verilmesini ve bu kısıtlamanın
kanuna aykırılığı halinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak
amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına sahiptir.
(Değişik: 3/10/2001-4709/4 md.) Bu esaslar dışında bir işleme
tâbi tutulan kişilerin uğradıkları zarar, tazminat hukukunun
genel prensiplerine göre, Devletçe ödenir.
IV.
Özel hayatın gizliliği ve korunması
A. Özel hayatın gizliliği
Madde
20 – Herkes, özel hayatına ve
aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir.
Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. (Üçüncü cümle mülga: 3/10/2001-4709/5 md.)
(Değişik: 3/10/2001-4709/5 md.) Millî
güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık
ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin
korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak, usulüne
göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı
olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili
kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel
kâğıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz. Yetkili
merciin kararı yirmidört saat
içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını el
koymadan itibaren kırksekiz saat
içinde açıklar; aksi halde, el koyma kendiliğinden kalkar.
B.
Konut dokunulmazlığı
Madde
21 – (Değişik: 3/10/2001-4709/6
md.)
Kimsenin konutuna dokunulamaz. Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık
ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin
korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak
usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere
bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla
yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin
konutuna girilemez, arama yapılamaz ve buradaki eşyaya
el konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat
içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını
el koymadan itibaren kırksekiz saat
içinde açıklar; aksi halde, el koyma kendiliğinden kalkar.
C.Haberleşme
hürriyeti
Madde 22 – (Değişik: 3/10/2001-4709/7
md.)
Herkes, haberleşme hürriyetine
sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır.
Millî güvenlik, kamu
düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel
ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin
korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak
usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere
bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla
yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme
engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz. Yetkili
merciin kararı yirmidört saat
içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, karar kendiliğinden
kalkar.
İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve
kuruluşları kanunda belirtilir.
V.
Yerleşme ve seyahat hürriyeti
Madde
23 – Herkes, yerleşme ve seyahat
hürriyetine sahiptir.
Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik
gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek
ve kamu mallarını korumak;
Seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle
ve suç işlenmesini önlemek;
Amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir.
Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, (...)[1] vatandaşlık ödevi ya da ceza soruşturması veya kovuşturması
sebebiyle sınırlanabilir.
Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun
bırakılamaz.
VI. Din
ve vicdan hürriyeti
Madde
24 – Herkes, vicdan, dini inanç
ve kanaat hürriyetine sahiptir.
14 üncü madde hükümlerine aykırı olmamak şartıyla ibadet, dini
ayin ve törenler serbesttir.
Kimse, ibadete, dini ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç
ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dini inanç ve kanaatlerinden
dolayı kınanamaz ve suçlanamaz.
Din ve ahlak eğitim ve öğretimi Devletin gözetim ve denetimi
altında yapılır. Din kültürü ve ahlak öğretimi ilk ve ortaöğretim
kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer alır.
Bunun dışındaki din eğitim ve öğretimi ancak, kişilerin
kendi isteğine, küçüklerin de kanuni temsilcisinin talebine
bağlıdır.
Kimse, Devletin sosyal, ekonomik, siyasi veya hukuki temel
düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya
siyasi veya kişisel çıkar yahut nüfuzsağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun dini veya
din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar
edemez ve kötüye kullanamaz.
__________________
(1) Bu fıkrada geçen; “ülkenin ekonomik durumu” ibaresi, 3/10/2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunla metinden çıkarılmıştır.
VII. Düşünce ve kanaat hürriyeti
Madde 25 – Herkes, düşünce ve kanaat
hürriyetine sahiptir.
Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini
açıklamaya zorlanamaz; düşünce kanaatleri sebebiyle kınanamaz
ve suçlanamaz.
VIII. Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti
Madde 26 – Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya
başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma
hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın
haber veya fikir almak yada vermek serbestliğinide kapsar.
Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla
yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir.
Bu hürriyetlerin kullanılması, (Ek ibare: 3/10/2001-4709/9
md.) millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin
temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez
bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların
cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş
bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının,
özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının
korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine
getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.
(Mülga:
3/10/2001-4709/9 md.)
Haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin
düzenleyici hükümler, bunların yayımını engellememek kaydıyla,
düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanması sayılmaz.
(Ek:
3/10/2001-4709/9 md.) Düşünceyi açıklama ve yayma
hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller
kanunla düzenlenir.
IX. Bilim ve sanat hürriyeti
Madde 27 – Herkes, bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme,
açıklama, yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma hakkına
sahiptir.
Yayma hakkı, Anayasanın 1 inci, 2 nci ve
3 üncü maddeleri hükümlerinin değiştirilmesini sağlamak amacıyla
kullanılamaz.
Bu madde hükmü yabancı yayınların ülkeye girmesi ve dağıtımının
kanunla düzenlenmesine engel değildir.
X. Basın ve yayımla ilgili hükümler
A. Basın hürriyeti
Madde 28 – Basın hürdür,sansür edilemez.
Basımevi kurmak izin alma ve mali teminat yatırma şartına bağlanamaz.
(Mülga
ikinci fıkra: 3/10/2001 – 4709/10
md.)
Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri
alır.
Basın hürriyetinin sınırlanmasında, Anayasanın 26 ve 27 nci maddeleri
hükümleri uygulanır.
Devletin
iç ve dış güvenliğini, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü
tehdit eden veya suç işlemeye ya da ayaklanma veya isyana
teşvik eder nitelikte olan veya Devlete ait gizli bilgilere
ilişkin bulunan her türlü haber veya yazıyı, yazanlar veya
bastıranlar veya aynı amaçla, basanlar, başkasına verenler,
bu suçlara ait kanun hükümleri uyarınca sorumlu olurlar. Tedbir
yolu ile dağıtım hakim kararıyle;
gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunun açıkça
yetkili kıldığı merciin emriyle önlenebilir. Dağıtımı önleyen
yetkili merci, bu kararını en geç yirmidört saat içinde yetkili hakime bildirir.
Yetkili hakim bu kararı en geç kırksekiz saat içinde onaylamazsa, dağıtımı önleme kararı hükümsüz
sayılır.
Yargılama görevinin amacına uygun olarak yerine getirilmesi
için, kanunla belirtilecek sınırlar içinde, hakim tarafından
verilen kararlar saklı kalmak üzere, olaylar hakkında yayım
yasağı konamaz.
Süreli veya süresiz yayınlar, kanunun gösterdiği suçların soruşturma
veya kovuşturmasına geçilmiş olması hallerinde hakim kararıyla;
Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün, milli
güvenliğin, kamu düzeninin, genel ahlakın korunması ve
suçların önlenmesi bakımından gecikmesinde sakınca bulunan
hallerde de kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle
toplatılabilir. Toplatma kararı veren yetkili merci, bu
kararını en geç yirmidört saat
içinde yetkili hakime bildirir; hakim bu kararı en geç kırksekiz saat
içinde onaylamazsa, toplatma kararı hükümsüz sayılır.
Süreli veya süresiz yayınların suç soruşturma veya kovuşturması
sebebiyle zapt ve müsaderesinde genel hükümler uygulanır.
Türkiye'de yayımlanan süreli yayınlar, Devletin ülkesi ve milletiyle
bölünmez bütünlüğüne, Cumhuriyetin temel ilkelerine, milli
güvenliğe ve genel ahlaka aykırı yayımlardan mahkum olma
halinde, mahkeme kararıyla geçici olarak kapatılabilir.
Kapatılan süreli yayının açıkça devamı niteliğini taşıyan
her türlü yayın yasaktır; bunlar hakim kararıyla
toplatılır.
B. Süreli ve süresiz yayın hakkı
Madde
29 – Süreli veya süresiz yayın
önceden izin alma ve mali teminat yatırma şartına bağlanamaz.
Süreli yayın çıkarabilmek için kanunun gösterdiği bilgi ve
belgelerin, kanunda belirtilen yetkili mercie verilmesi
yeterlidir. Bu bilgi ve belgelerin kanuna aykırılığının tesbiti halinde
yetkili merci, yayının durdurulması için mahkemeye başvurur.
Süreli yayınların çıkarılması, yayım şartları, mali kaynakları
ve gazetecilik mesleği ile ilgili esaslar kanunla düzenlenir.
Kanun, haber, düşünce ve kanaatlerin serbestçe yayımlanmasını
engelleyici veya zorlaştırıcı siyasal, ekonomik, mali ve
teknik şartlar koyamaz.
Süreli yayınlar, Devletin ve diğer kamu tüzelkişilerinin veya
bunlara bağlı kurumların araç ve imkanlarından eşitlik
esasına göre yararlanır.
C.
Basın araçlarının korunması
Madde
30- (Değişik: 7/5/2004-5170/4
md.)
Kanuna uygun şekilde basın işletmesi olarak kurulan basımevi
ve eklentileri ile basın araçları, suç aleti olduğu gerekçesiyle
zapt ve müsadere edilemez veya işletilmekten alıkonulamaz.
D. Kamu tüzel kişilerinin elindeki basın dışı kitle haberleşme
araçlarından yararlanma hakkı
Madde
31 – Kişiler ve siyasi partiler,
kamu tüzel kişilerinin elindeki basın dışı kitle haberleşme
ve yayım araçlarından yararlanma hakkına sahiptir. Bu yararlanmanın
şartları ve usulleri kanunla düzenlenir.
(Değişik: 3/10/2001-4709/11 md.)
Kanun, millî güvenlik, kamu düzeni, genel ahlâk ve sağlığın
korunması sebepleri dışında, halkın bu araçlarla haber almasını,
düşünce ve kanaatlere ulaşmasını ve kamuoyunun serbestçe oluşmasını
engelleyici kayıtlar koyamaz.
E.
Düzeltme ve cevap hakkı
Madde
32 – Düzeltme ve cevap hakkı, ancak kişilerin haysiyet ve
şereflerine dokunulması veya kendileriyle ilgili gerçeğe
aykırı yayınlar yapılması hallerinde tanınır ve kanunla
düzenlenir.
Düzeltme ve cevap yayımlanmazsa, yayımlanmasının gerekip gerekmediğine hakim tarafından ilgilinin müracaat tarihinden itibaren en geç
yedi gün içerisinde karar verilir.
XI.
Toplantı hak ve hürriyetleri
A. Dernek kurma hürriyeti
Madde
33 – (Değişik: 3/10/2001-4709/12
md.)
Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma ve bunlara
üye olma ya da üyelikten çıkma hürriyetine sahiptir.
Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamaz.
Dernek kurma hürriyeti ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin
önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile başkalarının hürriyetlerinin
korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir.
Dernek kurma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart
ve usuller kanunda gösterilir.