Kanun No : 334
Kabul Tarihi : 9/7/1961
BAŞLANGIÇ
Tarihi boyunca bağımsız
yaşamış, hak ve hürriyetleri için savaşmış olan;
Anayasa ve hukuk dışı tutum
ve davranışlarıyla meşruluğunu kaybetmiş bir iktidara karşı
direnme hakkını kullanarak 27 Mayıs 1960 Devrimini yapan Türk
Milleti;
Bütün fertlerini, kaderde,
kıvançta ve tasada ortak, bölünmez bir bütün halinde, millî
şuur ve ülküler etrafında toplıyan ve milletimizi dünya milletleri
ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak milli
birlik ruhu içinde daima yüceltmeyi amaç bilen Türk milliyetçiliğinden
hız ve ilham alarak ve;
«Yurtta Sulh, Cihanda Sulh»
ilkesinin, Millî Mücadele ruhunun millet egemenliğinin, Atatürk
Devrimlerine bağlılığın tam şuuruna sahip olarak;
İnsan hak ve hürriyetlerini,
millî dayanışmayı, sosyal adâleti, ferdin ve toplumun huzur
ve refahını gerçekleştirmeyi ve teminat altına almayı mümkün
kılacak demokratik hukuk devletini bütün hukukî ve sosyal temelleriyle
kurmak için;
Türkiye Cumhuriyeti Kurucu
Meclisi tarafından hazırlanan bu Anayasayı kabûl ve ilân ve
onu, asıl teminatın vatandaşların gönüllerinde ve iradelerinde
yer aldığı inancı ile, hürriyete, adâlete ve fazilete âşık
evlâtlarının uyanık bekçiliğine emanet eder.
BİRİNCİ KISIM
GENEL ESASLAR
I. Devletin şekli.
MADDE 1.- Türkiye Devleti
bir Cumhuriyettir.
II. Cumhuriyetin nitelikleri.
MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti,
insan haklarına ve başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan,
millî, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir.
III. Devletin bütünlüğü;
resmî dil; başkent.
MADDE 3.- Türkiye Devleti,
ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür.
Resmî dil Türkçedir. Başkent
Ankara'dır.
IV. Egemenlik.
MADDE 4.- Egemenlik kayıtsız
şartsız Türk Milletinindir.
Millet, egemenliğini, Anayasanın
koyduğu esaslara göre, yetkili organlar eliyle kullanır.
Egemenliğin kullanılması,
hiçbir suretle belli bir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz.
Hiçbir kimse veya organ, kaynağını Anayasadan almıyan bir devlet
yetkisi kullanamaz.
V. Yasama yetkisi.
MADDE 5.- Yasama yetkisi
Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.
VI. Yürütme görevi.
MADDE 6.- Yürütme görevi,
kanunlar çerçevesinde, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından
yerine getirilir.
VII. Yargı yetkisi.
MADDE 7.- Yargı yetkisi,
Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır.
VIII. Anayasanın üstünlüğü
ve bağlayıcılığı.
MADDE 8.- Kanunlar Anayasaya
aykırı olamaz.
Anayasa hükümleri, yasama,
yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve kişileri
bağlıyan temel hukuk kurallarıdır.
IX. Devlet şeklinin değişmezliği.
MADDE 9.- Devlet şeklinin
Cumhuriyet olduğu hakkındaki Anayasa hükmü değiştirilemez ve
değiştirilmesi teklif edilemez.
İKİNCİ KISIM
TEMEL HAKLAR VE ÖDEVLER
BİRİNCİ BÖLÜM
GENEL HÜKÜMLER
I. Temel hakların niteliği
ve korunması.
MADDE 10.- Herkes, kişiliğine
bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere
sahiptir.
Devlet, kişinin temel hak
ve hürriyetlerini, fert huzuru, sosyal adâlet ve hukuk devleti
ilkeleriyle bağdaşamıyacak surette sınırlayan siyasî, iktisadî
ve sosyal bütün engelleri kaldırır; insanın maddî ve mânevi
varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlar.
II. Temel hakların özü.
MADDE 11.- (Özgün hali)
Temel hak ve hürriyetler, Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun
olarak ancak kanunla sınırlanabilir.
Kanun, kamu yararı, genel
ahlâk, kamu düzeni, sosyal adâlet ve millî güvenlik gibi sebeplerle
de olsa bir hakkın ve hürriyetin özüne dokunamaz.
II. Temel hak ve hürriyetlerin
özü, sınırlanması ve kötüye kullanılamaması.
MADDE 11.- (Değişik : 20/9/1971
- 1488 S. Kanun/md. 1 )
Temel hak ve hürriyetler,
Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün, Cumhuriyetin, millî
güvenliğin, kamu düzeninin, kamu yararının, genel ahlâkın ve
genel sağlığın korunması amacı ile veya Anayasanın diğer maddelerinde
gösterilen özel sebeplerle, Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun
olarak, ancak kanunla sınırlanabilir.
Kanun, temel hak ve hürriyetlerin
özüne dokunamaz.
Bu Anayasada yer alan hak
ve hürriyetlerden hiçbirisi, insan hak ve hürriyetlerini veya
Türk Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü veya
dil, ırk, sınıf, din ve mezhep ayırımına dayanarak, nitelikleri
Anayasada belirtilen Cumhuriyeti ortadan kaldırmak kasdı ile
kullanılamaz.
Bu hükümlere aykırı eylem
ve davranışların cezası kanunda gösterilir.
III. Eşitlik.
MADDE 12.- Herkes, dil,
ırk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep
ayırımı gözetilmeksizin, kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye,
zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
IV. Yabancıların durumu.
MADDE 13.- Bu kısımda gösterilen
hak ve hürriyetler, yabancılar için, milletlerarası hukuka
uygun olarak, kanunla sınırlanabilir.
İKİNCİ BÖLÜM
KÎŞÎNİN HAKLARI VE ÖDEVLERİ
I. Kişi dokunulmazlığı.
MADDE 14.- Herkes, yaşama,
maddî ve mânevi varlığını geliştirme haklarına ve kişi hürriyetine
sahiptir.
Kişi dokunulmazlığı ve
hürriyeti, kanunun açıkça gösterdiği hallerde, usûlüne göre
verilmiş hâkim kararı olmadıkça kayıtlanamaz.
Kimseye eziyet ve işkence
yapılamaz.
İnsan haysiyetiyle bağdaşmıyan
ceza konulamaz.
II. Özel hayatın korunması.
a) Özel hayatın gizliliği.
MADDE 15.- (Özgün hali)
Özel hayatın gizliliğine dokunulamaz. Adlî kovuşturmanın gerektirdiği
istisnalar saklıdır.
Kanunda açıkca gösterdiği
hallerde, usûlüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; kamu
düzeninin gerektirdiği hallerde de, kanunla yetkili kılınan
merciin emri bulunmadıkça, kimsenin üstü, özel kâğıtları ve
eşyası aranamaz.
Il. Özel hayatın korunması.
a) Özel hayatın gizliliği.
MADDE 15.- (Değişik : 20/9/1971
- 1488 S. Kanun/md. 1 )
Özel hayatın gizliliğine
dokunulamaz. Adlî kovuşturmanın gerektirdiği istisnalar saklıdır.
Kanunun açıkça gösterdiği
hallerde, usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; millî
güvenlik veya kamu düzeni bakımından gecikmede sakınca bulunan
hallerde de kanunla yetkili kılınan merciin emri bulunmadıkça
kimsenin üstü, özel kâğıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara
el konulamaz.
b) Konut dokunulmazlığı.
MADDE 16.- Konuta dokunulamaz.
Kanunun açıkca gösterdiği
hallerde, usûlüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça: millî
güvenlik veya kamu düzeni bakımından gecikmede sakınca bulunan
hallerde de, kanunla yetkili kılınan merciin emri bulunmadıkça,
konuta girilemez, arama yapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz.
c) Haberleşme hürriyeti.
MADDE 17.- Herkes, haberleşme
hürriyetine sahiptir.
Haberleşmenin gizliliği
esastır. Kanunun gösterdiği hallerde, hâkim tarafından kanuna
uygun olarak verilmiş bir karar olmadıkça, bu gizliliğe dokunulamaz.
III.
Seyahat ve yerleşme hürriyeti.
MADDE 18.- Herkes, seyahat
hürriyetine sahiptir; bu hürriyet, ancak millî güvenliği sağlama
ve salgın hastalıkları önleme amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir.
Herkes, dilediği yerde
yerleşme hürriyetine sahiptir; bu hürriyet, ancak millî güvenliği
sağlama, salgın hastalıkları önleme, kamu mallarını koruma,
sosyal, iktisadî ve tarımsal gelişmeyi gerçekleştirme zorunluğuyla
ve kanunla sınırlanabilir.
Türkler, yurda girme ve
yurt dışına çıkma hürriyetine sahiptir. Yurt dışına çıkma hürriyeti
kanunla düzenlenir.
IV. Düşünce ve inanç hak
ve hürriyetleri.
a) Vicdan ve din hürriyeti.
MADDE 19.- (Özgün hali)
Herkes, vicdan ve dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir.
Kamu düzenine veya genel
ahlâka veya bu amaçlarla çıkarılan kanunlara aykırı olmıyan
ibadetler, dinî âyin ve törenler serbesttir.
Kimse, ibâdete, dinî âyin
ve törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlarını açıklamaya
zorlanamaz. Kimse, dinî inanç ve kanaatlarından dolayı kınanamaz.
Din eğitim ve öğrenimi,
ancak kişilerin kendi isteğine ve küçüklerin de kanuni temsilcilerinin
isteğine bağlıdır.
Kimse, Devletin sosyal,
iktisadî, siyasî veya hukukî temel düzenini, kısmen de olsa,
din kurallarına dayandırma veya siyasî veya şahsî çıkar veya
nüfuz sağlama amacıyla, her ne suretle olursa olsun, dinî veya
din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar
edemez ve kötüye kullanamaz. Bu yasak dışına çıkan veya başkasını
bu yolda kışkırtanlar kanuna göre cezalandırılır; demekler,
yetkili mahkemece ve siyasî partiler, Anayasa Mahkemesince
temelli kapatılır.
IV. Düşünce ve inanç hak
ve hürriyetleri.
a) Vicdan ve din hürriyeti.
MADDE 19.- (Değişik : 20/9/1971
- 1488 S. Kanun/md. 1 )
Herkes, vicdan ve dinî
inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir.
Kamu düzenine veya genel
ahlâka veya bu amaçlarla çıkarılan kanunlara aykırı olmıyan
ibaretler, dinî âyin ve törenler serbesttir.
Kimse, ibadete, dinî âyin
ve törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya
zorlanamaz. Kimse, dinî inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz.
Din eğitim ve öğrenimi,
ancak kişilerin kendi isteğine ve küçüklerin de kanuni temsilcilerinin
isteğine bağlıdır.
Kimse, Devletin sosyal,
iktisadi, siyasi veya hukukî temel düzenini, kısmen de olsa,
din kurallarına dayandırma veya siyasi veya şahsi çıkar veya
nüfuz sağlama amaciyle, her ne suretle olursa olsun, dini veya
din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar
edemez ve kötüye kullanamaz. Bu yasak dışına çıkan veya başkasını
bu yolda kışkırtan gerçek ve tüzel kişiler hakkında, kanunun
gösterdiği hükümler uygulanır ve siyasi partiler Anayasa Mahkemesince
temelli kapatılır.
b) Düşünce hürriyeti.
MADDE 20.- Herkes, düşünce
ve kanaat hürriyetine sahiptir; düşünce ve kanaatlarını söz,
yazı, resim ile veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak
açıklıyabilir ve yayabilir.
Kimse, düşünce ve kanaatlarını
açıklamaya zorlanamaz.
V. Bilim ve sanat hürriyeti.
MADDE 21.- Herkes, bilim
ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve
bu alanlarda her türlü araştırma hakkına sahiptir.
Eğitim ve öğretim, Devletin
gözetim ve denetimi altında serbesttir.
Özel okulların bağlı olduğu
esaslar, Devlet okulları ile erişilmek istenen seviyeye uygun
olarak kanunla düzenlenir.
Çağdaş bilim ve eğitim
esaslarına aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz.
VI. Basın ve yayımla ilgili
hükümler.
a) Basın hürriyeti.
MADDE 22.- (Özgün hali)
Basın hürdür; sansür edilemez.
Devlet, basın ve haber
alma hürriyetini sağlıyacak tedbirleri alır.
Basın ve haber alma hürriyeti,
ancak millî güvenliği veya genel ahlâkı korumak, kişilerin
haysiyet, şeref ve haklarına tecavüzü suç işlemeye kışkırtmayı
önlemek ve yargı görevinin amacına uygun olarak yerine getirilmesini
sağlamak için kanunla sınırlanabilir.
Yargı görevinin amacına
uygun olarak yerine getirilmesi için, kanunla belirtilecek
sınırlar içinde hâkim tarafından verilecek kararlar saklı olmak
üzere, olaylar hakkında yayın yasağı konamaz.
Türkiye'de yayımlanan gazete
ve dergilerin toplatılması, bu tedbirlerin uygulanacağını kanunun
açıkca gösterdiği suçların işlenmesi halinde ve ancak hâkim
kararıyla olabilir.
Türkiye'de yayımlanan gazete
ve dergiler, ancak 57 nci maddede belirtilen fiillerden mahkûm
olma halinde mahkeme kararıyla kapatılabilir.
VI. Basın ve yayımla ilgili
hükümler.
a. Basın
hürriyeti.
MADDE 22.- (Değişik : 20/9/1971
- 1488 S. Kanun/md. 1 )
Basın hürdür; sansür edilemez.
Devlet, basın ve haber
alma hürriyetini sağlıyacak tedbirleri alır.
Basın ve haber alma hürriyeti,
ancak Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünü, kamu düzenini,
millî güvenliği ve millî güvenliğin gerektirdiği gizliliği
veya genel ahlâkı korumak, kişilerin haysiyet, şeref ve haklarına
tecavüzü, suç işlemeye kışkırtmayı önlemek veya yargı görevinin
amacına uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak için kanunla
sınırlanabilir.
Yargı görevinin amacına
uygun olarak yerine getirilmesi için kanunla belirtilecek sınırlar
içinde hâkim tarafından verilecek kararlar saklı olmak üzere,
olaylar hakkında yayın yasağı konamaz.
Türkiye'de yayımlanan gazete
ve dergiler, kanunun gösterdiği suçların işlenmesi halinde
hâkim karariyle; Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün,
millî güvenliğin, kamu düzeninin veya genel ahlâkın korunması
bakımından gecikmede sakınca bulunan hallerde de, kanunun açıkça
yetkili kıldığı merciin emriyle toplatılabilir. Toplatma kararını
veren yetkili merci, bu kararını en geç 24 saat içinde mahkemeye
bildirir. Mahkeme bu kararı en geç üç gün içinde onaylamazsa,
toplatma kararı hükümsüz sayılır.
Türkiye'de yayımlanan gazete
ve dergiler, millî güvenliğe, kamu düzenine, genel ahlâka,
insan hak ve hürriyetlerine dayanan millî, demokratik, lâik
ve sosyal Cumhuriyet ilkelerine veya Devletin ülkesi ve milletiyle
bölünmezliği temel hükmüne aykırı yayımlardan mahkûm olma halinde
mahkeme karariyle kapatılabilir.
b) Gazete ve dergi çıkarma
hakkı.
MADDE 23.- Gazete ve dergi
çıkarılması, önceden izin alma ve malî teminat yatırma şartına
bağlanamaz.
Gazete ve dergilerin çıkarılması,
yayımı, malî kaynakları ve gazetecilik mesleği ile ilgili şartlar
kanunla düzenlenir. Kanun, haber, düşünce ve kanaatların serbestçe
yayımlanmasını engelleyici veya zorlaştırıcı siyasî, iktisadî,
malî veya teknik kayıtlar koyamaz.
Gazete ve dergiler, Devletin
ve diğer kamu tüzel kişilerinin ve bunlara bağlı kurumların
araç ve imkânlarından eşitlik esasına göre faydalanır.
c) Kitap ve broşür çıkarma
hakkı.
MADDE 24.- Kitap ve broşür
yayımı izne bağlı tutulamaz; sansür edilemez.
Türkiye'de yayımlanan kitap
ve broşürler, 22 nci maddenin 5 inci fıkrası hükümleri dışında,
toplatılamaz.
d) Basın araçlarının korunması.
MADDE 25.- Basımevi ve
eklentileri ve basın araçları, suç vasıtası olduğu gerekçesiyle
de olsa zapt veya müsadere edilemez veya işletilmekten alıkonulamaz.
e) Basın dışı haberleşme
araçlarından faydalanma hakkı.
MADDE 26.- (Özgün hali)
Kişiler ve siyasî partiler, kamu tüzel kişileri elindeki basın
dışı haberleşme ve yayın araçlarından faydalanma hakkına sahiptir.
Bu faydalanmanın şartları ve usûlleri, demokratik esaslara
ve hakkaniyet ölçülerine uygun olarak kanunla düzenlenir. Kanun,
halkın bu araçlarla haber almasını düşünce ve kanaatlara ulaşmasını
ve kamu oyunun serbestçe oluşumunu köstekleyici kayıtlamalar
koyamaz.
e) Basın dışı haberleşme
araçlarından faydalanma hakkı.
MADDE 26.- (Değişik : 20/9/1971
- 1488 S. Kanun/md. 1 )
Kişiler ve siyasi partiler,
kamu tüzel kişileri elindeki basın dışı haberleşme ve yayın
araçlarından faydalanma hakkına sahiptir. Bu faydalanmanın
şartları ve usulleri, demokratik esaslara ve hakkaniyet ölçülerine
uygun olarak kanunla düzenlenir. Kanun, Devletin ülkesi ve
milletiyle bütünlüğünün insan haklarına dayanan millî demokratik,
lâik ve sosyal Cumhuriyetin, millî güvenliğin ve genel ahlâkın
korunması halleri dışında kalan bir sebebe dayanarak halkın
bu araçlarla haber almasını, düşünce ve kanaatlere ulaşmasını
ve kamu oyunun serbestçe oluşumunu engelleyici kayıtlar koyamaz.
f) Düzeltme ve cevap hakkı.
MADDE 27.- Düzeltme ve
cevap hakkı, ancak kişilerin haysiyet ve şereflerine dokunulması
veya kendileriyle ilgili gerçeğe aykırı yayınlar yapılması
hallerinde tanınır ve kanunla düzenlenir.
Düzeltme ve cevap yayımlanmazsa
yayımlanmasının gerekip gerekmediğine hâkim tarafından karar
verilir.
VII. Toplantı hak ve hürriyetleri.
a) Toplantı ve gösteri
yürüyüşü hakkı.
MADDE 28.- Herkes, önceden
izin almaksızın silâhsız ve saldırısız toplanma veya gösteri
yürüyüşü yapma hakkına sahiptir.
Bu hak, ancak kamu düzenini
korumak için kanunla sınırlanabilir.
b) Dernek kurma hakkı.
MADDE 29.- (Özgün hali)
Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına sahiptir.
Bu hak, ancak kamu düzenini veya genel ahlâkı korumak için
kanunla sınırlanabilir.
b) Dernek kurma hakkı.
MADDE 29.- (Değişik : 20/9/1971
- 1488 S. Kanun/md. 1 )
Herkes, önceden izin almaksızın
dernek kurma hakkına sahiptir. Bu hakkın kullanılışında uygulanacak
şekil ve usuller kanunda gösterilir. Kanun, Devletin ülkesi
ve milletiyle bütünlüğünün, millî güvenliğin, kamu düzeninin
ve genel ahlâkın korunması maksadiyle sınırlar koyabilir.
Hiç kimse bir derneğe üye
olmaya veya dernekte üye kalmaya zorlanamaz.
Dernekler, kanunun gösterdiği
hallerde hâkim karariyle kapatılabilir. Devletin ülkesi ve
milletiyle bütünlüğünün, millî güvenliğin, kamu düzeninin ve
genel ahlâkın korunması bakımından gecikmede sakınca bulunan
hallerde de, hâkim kararına kadar kanunun açıkca yetkili kıldığı
merciin emriyle faaliyetten alıkonulabilir.
VIII. Hakların korunmasıyla
ilgili hükümler.
a) Kişi güvenliği.
MADDE 30.- (Özgün hali)
Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler, ancak
kaçmayı veya delillerin yok edilmesini veya değiştirilmesini
önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan
ve kanunla gösterilen diğer hallerde hâkim kararıyla tutuklanabilir.
Tutukluluğun devamına karar verilebilmesi aynı şartlara bağlıdır.
Yakalama, ancak suçüstü
halinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yapılabilir;
bunun şartlarını kanun gösterir.
Yakalanan veya tutuklanan
kimselere, yakalama veya tutuklama sebeplerinin ve haklarındaki
iddiaların yazılı olarak hemen bildirilmesi gerekir.
Yakalanan veya tutuklanan
kimse, tutulma yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için
gerekli süre hariç, yirmidört saat içinde hâkim önüne çıkarılır
ve bu süre geçtikten sonra hâkim kararı olmaksızın hürriyetinden
yoksun kılınamaz. Yakalanan veya tutuklanan kimse, hâkim önüne
çıkarılınca durum hemen yakınlarına bildirilir.
Bu esaslar dışında işleme
tâbi tutulan kimselerin uğrayacakları her türlü zararlar kanuna
göre Devletçe ödenir.
VIII. Hakların korunması
ile ilgili hükümler.
a) Kişi güvenliği.
MADDE 30.- (İlk Değişiklik
: 20/9/1971 - 1488 S. Kanun/md. 1)
Suçluluğu hakkında kuvvetli
belirti bulunan kişiler, ancak kaçmayı veya delillerin yok
edilmesini veya değiştirilmesini önlemek maksadiyle veya bunlar
gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunla gösterilen diğer
hallerde hâkim karariyle tutuklanabilir. Tutukluluğun devamına
karar verilebilmesi aynı şartlara bağlıdır.
Yakalama, ancak suçüstü
halinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yapılabilir;
bunun şartlarını kanun gösterir.
Yakalanan veya tutuklanan
kimselere, yakalama veya tutuklama sebeplerinin ve haklarındaki
iddiaların yazılı olarak hemen bildirilmesi gerekir.
Yakalanan veya tutuklanan
kimse tutulma yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli
süre hariç kırksekiz saat ve kanunun açıkça belli ettiği hallerde
toplu olarak işlenen suçlarda yedi gün içinde hâkim önüne çıkarılır
ve bu süre geçtikten sonra hâkim kararı olmaksızın hürriyetinden
yoksun kılınamaz. Yakalanan veya tutuklanan kimse hâkim önüne
çıkarılınca durum hemen yakınlarına bildirilir.
Bu esaslar dışında işleme
tabi tutulan kimselerin uğrayacakları her türlü zararlar kanuna
göre Devletçe ödenir.
a) Kişi güvenliği.
MADDE 30.- (Son Değişiklik
: 15/3/1973 - 1699 S. Kanun/md. 1)
Suçluluğu hakkında kuvvetli
belirti bulunan kişiler, ancak kaçmayı veya delillerin yok
edilmesini veya değiştirilmesini önlemek maksadiyle veya bunlar
gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunla gösterilen diğer
hallerde hâkim karariyle tutuklanabilir. Tutukluluğun devamına
karar verilebilmesi aynı şartlara bağlıdır.
Yakalama, ancak suçüstü
halinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yapılabilir;
bunun şartlarını kanun gösterir.
Yakalanan veya tutuklanan
kimselere, yakalama veya tutuklama sebeplerinin ve haklarındaki
iddiaların yazılı olarak hemen bildirilmesi gerekir.
(Değişik 4. Fıkra : 15/3/1973
- 1699 S. Kanun/md. 1 ) Yakalanan veya tutuklanan kimse, tutulma
yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre hariç
kırksekiz saat ve Devlet Güvenlik Mahkemelerinin görev ve yetkilerine
giren suçlar ile kanunun açıkca belli ettiği hallerde toplu
olarak işlenen suçlarda ve genellikle savaş veya sıkıyönetim
hallerinde, kanunlarda gösterilen süre içinde hâkim önüne çıkarılır;
bu süre onbeş günü geçemez. Kimse, bu süreler geçtikten sonra
hâkim kararı olmaksızın, hürriyetinden yoksun kılınamaz. Yakalanan
veya tutuklanan kimsenin durumu hemen yakınlarına bildirilir.
Bu esaslar dışında işleme
tabi tutulan kimselerin uğrayacakları her türlü zararlar kanuna
göre Devletçe ödenir.
b. Hak
arama hürriyeti.
MADDE 31.- Herkes, meşru
bütün vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri
önünde dâvacı veya dâvalı olarak, iddia ve savunma hakkına
sahiptir.
Hiçbir mahkeme, görev ve
yetkisi içindeki dâvaya bakmaktan kaçınamaz.
c) Tabiî yargı yolu.
MADDE 32.- (Özgün hali)
Hiç kimse, tabiî hâkiminden başka bir merci önüne çıkarılamaz.
Bir kimseyi tabiî hâkiminden
başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine
sahip olağanüstü merciler kurulamaz.
c) Kanuni yargı yolu.
MADDE 32.- (Değişik : 20/9/1971
- 1488 S. Kanun/md. 1 )
Hiç kimse, kanunen tabi
olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.
Bir kimseyi kanunen tabi
olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran
yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz.
d) Cezaların kanunî ve
şahsî olması; zorlama yasağı.
MADDE 33.- Kimse, işlendiği
zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilinden
dolayı cezalandırılamaz.
Cezalar ve ceza tedbirleri
ancak kanunla konulur.
Kimseye, suçu işlediği
zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir
ceza verilemez.
Kimse, kendisini veya kanunun
gösterdiği yakınlarını suçlandırma sonucu doğuracak beyanda
bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.
Ceza sorumluluğu şahsîdir.
Genel müsadere cezası konulamaz.
e) İspat hakkı.
MADDE 34.- Kamu görev ve
hizmetinde bulunanlara karşı, bu görev ve hizmetin yerine getirilmesiyle
ilgili olarak yapılan isnatlardan dolayı açılan hakaret dâvalarında,
sanık, isnadın doğruluğunu ispat hakkına sahiptir. Bunun dışındaki
hallerde ispat isteminin kabûlü, ancak isnat olunan fiilin
doğru olup almadığının anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına
veya şikâyetçinin ispata râzı olmasına bağlıdır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
SOSYAL VE İKTİSADİ HAKLAR
VE ÖDEVLER
I. Ailenin korunması.
MADDE 35.- Aile Türk toplumunun
temelidir.
Devlet ve diğer kamu tüzel
kişileri, ailenin, ananın ve çocuğun korunması için gerekli
tedbirleri alır ve teşkilâtı kurar.
II. Mülkiyet hakkı.
a) Mülkiyete ait genel
kural.
MADDE 36.- Herkes, mülkiyet
ve miras haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı
amacıyla, kanunla sınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması
toplum yararına aykırı olamaz.
b) Toprak mülkiyeti.
MADDE 37.- Devlet, toprağın
verimli olarak işletilmesini gerçekleştirmek ve topraksız olan
veya yeter toprağı bulunmıyan çiftçiye toprak sağlamak amaçlarıyla
gereken tedbirleri alır. Kanun, bu amaçlarla, değişik tarım
bölgelerine ve çeşitlerine göre toprağın genişliğini gösterebilir.
Devlet, çiftçinin işletme araçlarına sahip olmasını kolaylaştırır.
Toprak dağıtımı, ormanların
küçülmesi veya diğer toprak servetlerinin azalması sonucunu
doğuramaz.
c) Kamulaştırma.
MADDE 38.- (Özgün hali)
Devlet ve kamu tüzel kişileri, kamu yararının gerektirdiği
hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla özel
mülkiyette bulunan taşınmaz malların, kanunda gösterilen esas
ve usullere göre, tamamını veya bir kısmını kamulaştırmaya
veya bunlar üzerinde idari irtifaklar kurmaya yetkilidir.
Çiftçinin topraklandırılması,
ormanların devletleştirilmesi, yeni orman yetiştirilmesi ve
iskân projelerinin gerçekleştirilmesi amaçlarıyla kamulaştırılan
toprak bedellerinin ödeme şekli kanunla gösterilir. Kanunun
taksitle ödemeyi öngördüğü hallerde, ödeme süresi on yılı aşamaz.
Bu takdirde, taksitler eşit olarak ödenir ve kanunla gösterilen
faiz haddine bağlanır.
Kamulaştırılan topraktan,
o toprağı doğrudan doğruya işleten çiftçinin hakkaniyetli ölçüler
içerisinde geçinebilmesi için zarurî olan ve kanunla gösterilen
kısmının ve küçük çiftçinin kamulaştırılan toprağının bedeli
herhalde peşin ödenir.
c) Kamulaştırma.
MADDE 38.- (Değişik : 20/9/1971
- 1488 S. Kanun/md. 1 )
Devlet ve kamu tüzel kişileri,
kamu yararının gerektirdiği hallerde, karşılıklarını peşin
ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malları,
kanunla gösterilen esas ve usullere göre, tamamını veya bir
kısmını kamulaştırmaya veya bunlar üzerinde idarî irtifaklar
kurmaya yetkilidir.
Ödenecek karşılık, taşınmaz
malın tamamının kamulaştırılması halinde o malın malikinin
kanunda gösterilecek usul ve şekle uygun olarak bildireceği
vergi değerini; kısmen kamulaştırmalarda da, vergi değerinin
kamulaştırılan kısma düşen miktarını aşamaz.(* )
Kamulaştırılan taşınmaz
mal karşılığının vergi değerinden az takdir edilmesi halinde
malikin itiraz ve dava hakkı saklıdır.(* )
Çiftçinin topraklandırılması,
ormanların Devletleştirilmesi, yeni orman yetiştirilmesi ve
iskân projelerinin gerçekleştirilmesi amaçlarıyla kamulaştırılan
taşınmaz mal ve kıyıların korunması ve turizm amacıyla kamulaştırılan
toprak bedellerinin ödeme şekli kanunla gösterilir.
Kanunun taksitle ödemeyi
öngördüğü hallerde çiftçinin topraklandırılması, ormanların
Devletleştirilmesi, yeni orman yetiştirilmesi ve iskân projelerinin
gerçekleştirilmesi için konulacak süre yirmi yılı; kıyıların
korunması ve turizm amacıyla yapılacak kamulaştırmalarda ise
bu süre on yılı aşamaz. Bu takdirde, taksitler eşit olarak
ödenir ve kanunla gösterilen faiz haddine bağlanır.
Kamulaştırılan topraktan,
o toprağı doğrudan doğruya işleten çiftçinin hakkaniyet ölçüleri
içinde geçinebilmesi için zaruri olan ve kanunla gösterilen
kısmın ve küçük çiftçinin kamulaştırılan toprağının bedeli
her halde peşin ödenir.
d) Devletleştirme.
MADDE 39.- Kamu hizmeti
niteliği taşıyan özel teşebbüsler kamu yararının gerektirdiği
hallerde, gerçek karşılığı kanunda gösterilen şekilde ödenmek
şartıyla devletleştirilebilir. Kanunun taksitle ödemeyi öngördüğü
hallerde, ödeme süresi on yılı aşamaz ve taksitler eşit olarak
ödenir; bu taksitler, kanunla gösterilen faiz haddine bağlanır.
III. Çalışma ve sözleşme
hürriyeti.
MADDE 40.- Herkes, dilediği
alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler
kurmak serbesttir.
Kanun, bu hürriyetleri,
ancak kamu yararı amacıyla sınırlayabilir.
Devlet, özel teşebbüslerin
millî iktisadın gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini,
güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlıyacak tedbirleri
alır.
IV. İktisadî ve sosyal
hayatın düzeni.
MADDE 41.- İktisadî ve
sosyal hayat, adâlete, tam çalışma esasına ve herkes için insanlık
haysiyetine yaraşır bir yaşayış seviyesi sağlanması amacına
göre düzenlenir.
İktisadî, sosyal ve kültürel
kalkınmayı demokratik yollarla gerçekleştirmek; bu maksatla,
millî tasarrufu artırmak, yatırımları toplum yararının gerektirdiği
önceliklere yöneltmek ve kalkınma planlarını yapmak Devletin
ödevidir.
V. Çalışma ile ilgili hükümler.
a) Çalışma hakkı ve ödevi.
MADDE 42.- Çalışma herkesin
hakkı ve ödevidir.
Devlet, çalışanların insanca
yaşaması ve çalışma hayatının kararlılık içinde gelişmesi için,
sosyal, iktisadî ve malî tedbirlerle çalışanları korur ve çalışmayı
destekler; işsizliği önleyici tedbirleri alır.
Angarya yasaktır.
Memleket ihtiyaçlarının
zorunlu kıldığı alanlarda vatandaşlık ödevi niteliği alan beden
veya fikir çalışmalarının şekil ve şartları, demokratik esaslara
uygun olarak kanunla düzenlenir.
b) Çalışma şartları.
MADDE 43.- Kimse, yaşına,
gücüne ve cinsiyetine uygun olmıyan bir işte çalıştırılamaz.
Çocuklar, gençler ve kadınlar,
çalışma şartları bakımından özel olarak korunur.
c) Dinlenme hakkı.
MADDE 44.- Her çalışan
dinlenme hakkına sahiptir.
Ücretli hafta ve bayram
tâtili ve ücretli yıllık izin hakkı kanunla düzenlenir.
d) Ücrette adâlet sağlanması.
MADDE 45.- Devlet, çalışanların,
yaptıkları işe uygun ve insanlık haysiyetine yaraşır bir yaşayış
seviyesi sağlamalarına elverişli adâletli bir ücret elde etmeleri
için gerekli tedbirleri alır.
e) Sendika kurma hakkı.
MADDE 46.- (Özgün hali)
Çalışanlar ve işverenler, önceden izin almaksızın, sendikalar
ve sendika birlikleri kurma, bunlara serbestçe üye olma ve
üyelikten ayrılma hakkına sahiptirler.
İşçi niteliği taşımıyan
kamu hizmetli görevlilerinin bu alandaki hakları kanunla düzenlenir.
Sendika ve sendika birliklerinin
tüzükleri, yönetim ve işleyişleri demokratik esaslara aykırı
olamaz.
e) Sendika kurma hakkı.
MADDE 46- (Değişik : 20/9/1971
- 1488 S. Kanun/md. 1 )
İşçiler ve işverenler,
önceden izin almaksızın, sendikalar ve sendika birlikleri kurma,
bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten ayrılma hakkına sahiptirler.
Bu hakların kullanılışında uygulanacak şekil ve usuller kanunda
gösterilir. Kanun, Devletin ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün,
millî güvenliğin, kamu düzeninin ve genel ahlâkın korunması
maksadıyla sınırlar koyabilir.
Sendikalar ve sendika birliklerinin
tüzükleri, yönetim ve işleyişleri demokratik esaslara aykırı
olamaz.
f) Toplu sözleşme ve grev
hakkı.
MADDE 47.- İşçiler, işverenlerle
olan münasebetlerinde, iktisadî ve sosyal durumlarını korumak
veya düzeltmek amacıyla toplu sözleşme ve grev haklarına sahiptirler.
Grev hakkının kullanılması
ve istisnaları ve işverenlerin hakları kanunla düzenlenir.
VI. Sosyal güvenlik.
MADDE 48.- Herkes, sosyal
güvenlik hakkına sahiptir. Bu hakkı sağlamak için sosyal sigortalar
ve sosyal yardım teşkilâtı kurmak ve kurdurmak Devletin ödevlerindendir.
VII. Sağlık hakkı.
MADDE 49.- Devlet, herkesin
beden ve ruh sağlığı içinde yaşıyabilmesini ve tıbbî bakım
görmesini sağlamakla ödevlidir.
Devlet, yoksul veya dar
gelirli ailelerin sağlık şartlarına uygun konut ihtiyaçlarını
karşılayıcı tedbirleri alır.
VIII. Öğrenimin sağlanması.
MADDE 50.- Halkın öğrenim
ve eğitim ihtiyaçlarını sağlama Devletin başta gelen ödevlerindendir.
İlköğrenim, kız ve erkek
bütün vatandaşlar için mecburîdir ve Devlet okullarında parasızdır.
Devlet, maddî imkânlardan
yoksun başarılı öğrencilerin, en yüksek öğrenim derecelerine
kadar çıkmalarını sağlama amacıyla burslar ve başka yollarla
gerekli yardımları yapar.
Devlet, durumları sebebiyle
özel eğitime ihtiyacı olanları, topluma yararlı kılacak tedbirleri
alır.
Devlet, tarih ve kültür
değeri olan eser ve anıtların korunmasını sağlar.
IX. Kooperatifçiliği geliştirme.
MADDE 51.- Devlet, kooperatifçiliğin
gelişmesini sağlıyacak tedbirleri alır.
X. Tarımın ve çiftçinin
korunması.
MADDE 52.- Devlet, halkın
gereği gibi beslenmesini, tarımsal üretimin toplumun yararına
uygun olarak artırılmasını sağlamak, toprağın kaybolmasını
önlemek, tarım ürünlerini ve tarımla uğraşanların emeğini değerlendirmek
için gereken tedbirleri alır.
XI. Devletin iktisadî ve
sosyal ödevlerinin sınırı.
MADDE 53.- Devlet, bu Bölümde
belirtilen iktisadî ve sosyal amaçlara ulaşma ödevlerini, ancak
iktisadî gelişme ile malî kaynaklarının yeterliği ölçüsünde
yerine getirir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
SİYASÎ HAKLAR VE ÖDEVLER
I. Vatandaşlık.
MADDE 54.- Türk Devletine
vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.
Türk babanın veya Türk
ananın çocuğu Türktür. Yabancı babadan ve Türk anadan olan
çocuğun vatandaşlık durumu kanunla düzenlenir.
Vatandaşlık, kanunun gösterdiği
şarlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaybedilir.
Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla
bağdaşmıyan bir eylemde bulunmadıkça, vatandaşlıktan çıkarılamaz.
Vatandaşlıktan çıkarma
ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz.
II. Seçme ve seçilme hakkı.
MADDE 55.- Vatandaşlar,
kanunda gösterilen şartlara uygun olarak, seçme ve seçilme
hakkına sahiptir.
Seçimler, serbest, eşit,
gizli, tek dereceli genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına
göre yapılır.
III. Siyasî partilerle
ilgili hükümler.
a) Parti kurma hakkı ve
partiIerin siyasî hayattaki yeri.
MADDE 56.- (Özgün hali)
Vatandaşlar, siyasî parti kurma ve usûlüne göre partilere girme
ve çıkma hakkına sahiptir.
Siyasî partiler, önceden
izin almadan kurulur ve serbestçe faaliyette bulunurlar.
Siyasî partiler, ister
iktidarda ister muhalefette olsunlar, demokratik siyasî hayatın
vazgeçilmez unsurlarıdır.
a) Parti kurma hakkı ve
partiIerin siyasî hayattaki yeri.
MADDE 56.- Vatandaşlar,
siyasî parti kurma ve usûlüne göre partilere girme ve çıkma
hakkına sahiptir.
Siyasî partiler, önceden
izin almadan kurulur ve serbestçe faaliyette bulunurlar.
Siyasî partiler, ister
iktidar ister muhalefette olsunlar, demokratik siyasî hayatın
vazgeçilmez unsurlarıdır.
(Ek : 30/6/1971 - 1421
S. Kanun/md. 1) Son milletvekili genel seçimlerin muteber oy
sayısının en az yüzde beşini alan veya bu seçimlerde Millet
Meclisinde grup teşkil edecek sayıda milletvekilliği kazanmış
bulunan siyasî partilere Devletçe yapılacak yardım kanunla
düzenlenir.
b) Partilerin uyacakları
esaslar.
MADDE 57.- (Özgün hali)
Siyasî partilerin tüzükleri, programları ve faaliyetleri, insan
hak ve hürriyetlerine dayanan demokratik ve lâik Cumhuriyet
ilkelerine ve Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmezliği temel
hükmüne uygun olmak zorundadır. Bunlara uymıyan partiler temelli
kapatılır.
Siyasî partiler, gelir
kaynakları ve giderleri hakkında Anayasa Mahkemesine hesap
verirler.
Partilerin iç çalışmaları,
faaliyetleri, Anayasa Mahkemesine ne suretle hesap verecekleri
ve bu Mahkemece malî denetimlerinin nasıl yapılacağı, demokrasi
esaslarına uygun olarak kanunla düzenlenir.
Siyasî partilerin kapatılması
hakkındaki dâvalara Anayasa Mahkemesinde bakılır ve kapatma
kararı ancak bu Mahkemece verilir.
b) Partilerin uyacakları
esaslar.
MADDE 57.- (Değişik 2.
ve 3. Fıkralar : 15/3/1973 - 1699 S. Kanun/md. 2)
Siyasî partilerin tüzükleri,
programları ve faaliyetleri, insan hak ve hürriyetlerine dayanan
demokratik ve lâik Cumhuriyet ilkelerine ve Devletin ülkesi
ve milletiyle bölünmezliği temel hükmüne uygun olmak zorundadır.
Bunlara uymıyan partiler temelli kapatılır.
(Değişik : 2. ve 3. Fıkra)
Partilerin iç çalışmaları faaliyetleri, Anayasa Mahkemesine
hangi hallerde ve ne suretle hesap verecekleri ve bu mahkemece
malî denetimlerin hangi hallerde ve nasıl yapılacağı, demokrasi
esaslarına uygun olarak kanunla düzenlenir.
Siyasî partilerin kapatılması
hakkındaki dâvalara Anayasa Mahkemesinde bakılır ve kapatma
kararı ancak bu Mahkemece verilir.
IV. Kamu hizmetlerine girme
hakkı.
a) Hizmete girme.
MADDE 58.- Her Türk, kamu
hizmetlerine girme hakkına sahiptir.
Hizmete alınmada, ödevin
gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez.
b) Mal bildirimi.
MADDE 59.- Kamu hizmetine
girenlerin mal bildiriminde bulunmaları kanunla düzenlenir.
Yasama ve yürütme organlarında görev alanlar, bundan istisna
edilemez.
V. Millî Savunma hak ve
ödevi.
MADDE 60.- (Özgün hali)
Yurt savunmasına katılma, her Türkün hakkı ve ödevidir. Bu
ödev ve askerlik yükümü kanunla düzenlenir.
V. Vatan hizmeti.
MADDE 60.- (Değişik : 20/9/1971
- 1488 S. Kanun/md. 1 )
Vatan hizmeti, her Türk'ün
hakkı ve ödevidir. Bu ödevin, Silâhlı Kuvvetlerde veya kamu
hizmetlerinde ne şekilde yerine getirileceği kanunla düzenlenir.
VI. Vergi ödevi.
MADDE 61.- (Özgün hali)
Herkes, kamu giderlerini karışlamak üzere, malî gücüne göre,
vergi ödemekle yükümlüdür.
Vergi, resim ve harçlar
ve benzeri malî yükümler ancak kanunla konulur.
Vl. Vergi ödevi.
MADDE 61.- (Değişik : 20/9/1971
- 1488 S. Kanun/md. 1 )
Herkes, kamu giderlerini
karşılamak üzere, malî gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.
Vergi, resim ve harçlar
ve benzeri malî yükümler ancak kanunla konulur.
Kanunun belli ettiği yukarı
ve aşağı hadler içinde kalmak, ölçü ve esaslara uygun olmak
şartiyle, vergi, resim ve harçların muafiyet ve istisnalariyle
nisbet ve hadlerine ilişkin hükümlerde değişiklik yapmaya,
Bakanlar Kurulu yetkili kılınabilir.
VII. Dilekçe hakkı.
MADDE 62.- Vatandaşlar,
kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında,
tek başlarına veya topluca, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük
Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir.
Kendileriyle ilgili başvurmaların
sonucu, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir.
ÜÇÜNCÜ KISIM
CUMHURİYETİN TEMEL KURULUŞU
BİRİNCİ BÖLÜM
YASAMA
A) TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET
MECLİSİ
I. T.B.M.M. nin kuruluşu.
MADDE 63.- Türkiye Büyük
Millet Meclisi, Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosundan kuruludur.
Meclisler, Anayasada gösterilen
hallerde birlikte toplanır.
Il. T.B.M.M. nin görev
ve yetkileri.
a) Genel olarak.
MADDE 64.- (Özgün hali)
Kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak, Devletin bütçe ve kesin
hesap kanun tasarılarını görüşmek ve kabûl etmek, para basılmasına,
genel ve özel af ilânına, mahkemelerce verilip kesinleşen ölüm
cezalarının yerine getirilmesine karar vermek, Türkiye Büyük
Millet Meclisinin yetkilerindendir.
II. T.B.M. M. nin görev
ve yetkileri.
a) Genel olarak.
MADDE 64.- (Değişik : 20/9/1971
- 1488 S. Kanun/md. 1 )
Kanun koymak, değiştirmek
ve kaldırmak, Devletin bütçe ve kesin hesap kanun tasarılarını
görüşmek ve kabul etmek, para basılmasına, genel ve özel af
ilânına, mahkemelerce verilip kesinleşen ölüm cezalarının yerine
getirilmesine karar vermek, Türkiye Büyük Millet Meclisinin
yetkilerindendir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
kanunla, belli konularda, Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde
kararnameler çıkarmak yetkisi verebilir. Yetki veren kanunda,
çıkarılacak kararnamelerin amacı, kapsamı ve ilkeleriyle bu
yetkiyi kullanma süresinin ve yürürlükten kaldırılacak kanun
hükümlerinin açıkça gösterilmesi ve kanun hükmünde kararnamede
de yetkinin hangi kanunla verilmiş olduğunun belirtilmesi lâzımdır.
Bu kararnameler, Resmî
Gazetede yayımlandıkları gün yürürlüğe girerler. Ancak, kararnamede
yürürlük tarihi olarak daha sonraki bir tarih de gösterilebilir.
Kararnameler, Resmî Gazete'de yayımlandıkları gün Türkiye Büyük
Millet Meclisine sunulur.
Yetki kanunları ve Türkiye
Büyük Millet Meclisine sunulan kararnameler, Anayasa'nın ve
yasama meclisleri içtüzüklerinin kanunların görüşülmesi için
koyduğu kurallara göre, ancak, komisyonlarda ve genel kurullarda
diğer kanun tasarı ve tekliflerinden önce ve ivedilikle görüşülüp
karara bağlanır.
Yayımlandıkları gün Türkiye
Büyük Millet Meclisine sunulmayan kararnameler, bu tarihte,
Türkiye Büyük Millet Meclisince reddedilen kararnameler bu
kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar.
Değiştirilerek kabul edilen kararnamelerin değiştirilmiş hükümleri,
bu değişikliklerin Resmî Gazetede yayımlandığı gün yürürlüğe
girer.
Anayasa'nın ikinci kısmının
birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel hak ve hürriyetler
ile dördüncü bölümünde yer alan siyasî haklar ve ödevler kanun
hükmünde kararnamelerle düzenlenemez. Anayasa Mahkemesi, bu
kararnamelerin Anayasaya uygunluğunu da denetler.
b) Milletlerarası andlaşmaları
uygun bulma.
MADDE 65.- Türkiye Cumhuriyeti
adına yabancı Devletlerle ve milletlerarası kurullarla yapılacak
andlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin
onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.
İktisadî, ticarî veya teknik
münasebetleri düzenliyen ve süresi bir yılı aşmıyan andlaşmalar,
Devlet maliyesi bakımından bir yüklenme gerektirmemek, kişi
hâllerine ve Türklerin yabancı memleketlerdeki mülkiyet haklarına
dokunmamak şartıyla, yayınlanma ile yürürlüğe konabilir. Bu
takdirde, bu andlaşmalar, yayımlarından başlıyarak iki ay içinde
Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgisine sunulur.
Milletlerarası bir andlaşmaya
dayanan uygulama andlaşmaları ile kanunun verdiği yetkiye dayanılarak
yapılan iktisadî, ticarî, teknik veya idarî andlaşmaların Türkiye
Büyük Millet Meclisince uygun bulunması zorunluğu yoktur; ancak,
bu fıkraya göre yapılan iktisadî, ticarî veya özel kişilerin
haklarını ilgilendiren andlaşmalar, yayımlanmadan yürürlüğe
konulamaz.
Türk kanunlarına değişiklik
getiren her türlü andlaşmaların yapılmasında 1 inci fıkra hükmü
uygulanır.
Usûlüne göre yürürlüğe
konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar
hakkında 149 uncu ve 151 inci maddeler gereğince Anayasa Mahkemesine
başvurulamaz.
c) Silâhlı kuvvet kullanılmasına
izin verme.
MADDE 66.- Milletlerarası
hukukun meşru saydığı hallerde savaş hâli ilânına ve Türkiye'nin
Taraf olduğu milletlerarası andlaşmaların veya milletlerarası
nezaket kurallarının gerektirdiği haller dışında Türk Silâhlı
Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine veya yabancı
silâhlı kuvvetlerin Türkiye de bulunmasına izin verme yetkisi
Türkiye Büyük Millet Meclisinindir.
Bu izin için, Meclisler,
birlikte toplanarak karar verirler.
III. Millet Meclisi.
a) Kuruluş.
MADDE 67.- Millet Meclisi,
genel oyla seçilen dörtyüzelli milletvekilinden kuruludur.
b) Milletvekili seçilme
yeterliği.
MADDE 68.- (Özgün hali)
Otuz yaşını dolduran her Türk milletvekili seçilebilir.
Türkçe okuyup yazma bilmiyenler,
kısıtlılar, yükümlü olmasına ve muaf bulunmamasına rağmen muvazzaf
askerlik hizmetini yapmıyanlar veya yapmış sayılmıyanlar ve
kamu hizmetlerinden yasaklılar ile ağır hapis cezasını gerektiren
bir suçtan dolayı kesin olarak hüküm giymiş olanlar ve -taksirli
suçlar hariç olmak üzere- beş yıldan fazla hapis cezasiyle
veya zimmet, ihtilâs, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık,
sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflâs gibi yüz
kızartıcı suçlardan biriyle kesin olarak hüküm giymiş olanlar,
affa uğramış olsalar da, milletvekili seçilemezler.
Aday olmak, memurluktan
çekilme şartına bağlanamaz. Seçim güvenliği bakımından hangi
memurların ne gibi şartlarla aday olabilecekleri kanunla düzenlenir.
Hâkimler ile subay, askerî
memur ve astsubaylar, mesleklerinden çekilmedikçe, aday olamazlar
ve seçilemezler.
b) Milletvekili seçilme
yeterliği.
MADDE 68.- (İlk Değişiklik
: 6/11/1969-1188 S. Kanun/md. 1)
Otuz yaşını dolduran her
Türk milletvekili seçilebilir.
Türkçe okuyup yazma bilmiyenler,
kısıtlılar, yükümlü olmasına ve muaf bulunmamasına rağmen muvazzaf
askerlik hizmetini yapmayanlar veya yapmış sayılmıyanlar ve
kamu hizmetlerinden yasaklılar ile ağır hapis cezasını gerektiren
bir suçtan dolayı kesin olarak hüküm giymiş olanlar ve -taksirli
suçlar hariç olmak üzere- beş yıldan fazla hapis cezasiyle
veya zimmet, ihtilâs, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık,
sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz
kızartıcı suçlardan biriyle kesin olarak hüküm giymiş olanlar,
milletvekili seçilemezler.
Aday olmak, memurluktan
çekilme şartına bağlanamaz. Seçim güvenliği bakımından hangi
memurların ne gibi şartlarla aday olabilecekleri kanunla düzenlenir.
Hâkimler ile subay, askerî
memur ve astsubaylar, mesleklerinden çekilmedikçe, aday olamazlar
ve seçilemezler.
b) Milletvekili seçilme
yeterliği.
MADDE 68.- (Son Değişiklik
: 16/4/1974 - 1801 S. Kanun/md. 1 )
Otuz yaşını dolduran her
Türk, milletvekili seçilebilir.
Türkçe okuyup yazma bilmiyenler,
kısıtlılar, yükümlü olmasına ve muaf bulunmamasına rağmen muvazzaf
askerlik hizmetini yapmıyanlar veya yapmış sayılmıyanlar ve
kamu hizmetlerinden yasaklılar ile ağır hapis cezasını gerektiren
bir suçtan dolayı kesin olarak hüküm giymiş olanlar ve -taksirli
suçlar hariç olmak üzere- beş yıldan fazla hapis cezasiyle
veya zimmet, ihtilâs, irtikâp, rüşvet hırsızlık, dolandırıcılık,
sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflâs gibi yüz
kızartıcı suçlardan biriyle kesin olarak hüküm giymiş olanlar,
milletvekili seçilemezler.
Aday olmak, memurluktan
çekilme şartına bağlanamaz. Seçim güvenliği bakımından hangi
memurların ne gibi şartlarla aday olabilecekleri kanunla düzenlenir.
Hâkimler ile subay, askerî
memur ve astsubaylar, mesleklerinden çekilmedikçe, aday olamazlar
ve seçilemezler.
c) Millet Meclisinin seçim
dönemi.
MADDE 69.- Millet Meclisi
seçimleri dört yılda bir yapılır.
Meclis, bu süre dolmadan
seçimin yenilenmesine karar verebilir. Süresi biten milletvekili
yeniden seçilebilir.
Yenilenmesine karar verilen
Meclisin yetkileri, yeni Meclisin seçilmesine kadar sürer.
IV. Cumhuriyet Senatosu.
a) Kuruluş.
MADDE 70.- Cumhuriyet Senatosu,
genel oyla seçilen yüzelli üye ile Cumhurbaşkanınca seçilen
onbeş üyeden kuruludur.
13 Aralık 1960 tarihli
ve 157 sayılı Kanunun altında adları bulunan Millî Birlik Komitesi
Başkanı ve üyeleri ile eski Cumhurbaşkanları, yaş kaydı gözetilmeksizin,
Cumhuriyet Senatosunun tabiî üyesidirler. Tabiî üyeler, Cumhuriyet
Senatosunun diğer üyelerinin tâbi oldukları hükümlere tâbidirler.
Ancak, Haklarında bu Anayasanın 73 üncü maddesinin 1 inci ve
2 nci fıkraları ve 10 uncu geçici maddesinin 1 inci fıkrası
hükümleri uygulanmaz. Tabiî üye olarak Cumhuriyet Senatosuna
katıldıktan sonra bir siyasî partiye girenlerin tabiî üyelik
sıfatı, partiye girişlerinden sonraki ilk Cumhuriyet Senatosu
üyeliği seçimi tarihinde sona erer.
b) Cumhuriyet Senatosuna
üye seçme hakkı.
MADDE 71.- Millet Meclisi
seçimlerinde seçmen olan her Türk, Cumhuriyet Senatosu seçimlerinde
de aynı şartlarla oy kullanır.
c) Cumhuriyet Senatosu
üyeliğine seçilme yeterliği.
MADDE 72.- Kırk yaşını
doldurmuş ve yüksek öğrenim yapmış bulunan ve milletvekili
seçilmeye engel bir durumu olmıyan her Türk, Cumhuriyet Senatosuna
üye seçilebilir.
Cumhurbaşkanınca seçilecek
üyeler, çeşitli alanlarda seçkin hizmetleriyle tanınmış ve
kırk yaşını bitirmiş kimselerden olur. Bunlardan en az onu
bağımsızlar arasından seçilir.
d) Cumhuriyet Senatosu
üyeliğinin süresi.
MADDE 73.- (Özgün hali)
Cumhuriyet Senatosu üyeliğinin süresi altı yıldır. Süresi biten
üyeler yeniden seçilebilir.
Cumhuriyet Senatosunun
genel oyla ve Cumhurbaşkanınca seçilen üyelerinin üçte biri
her iki yılda bir yenilenir.
Cumhurbaşkanınca seçilen
üyelerin süresi biter veya bu üyeliklerde herhangi bir sebeple
boşalma olursa, Cumhurbaşkanı, bir ay içinde yeni üyeleri seçer.
Boşalan bir üyeliğe seçilen
kimse, yerine seçildiği üyenin süresini tamamlar.
d) Cumhuriyet Senatosu
üyeliğinin süresi.
Madde 73.- (Değişik : 17/4/1970
- 1254 S. Kanun/md. 1 )
Cumhuriyet Senatosu üyeliğinin
süresi altı yıldır. Süresi biten üyeler yeniden seçilebilir.
Cumhuriyet Senatosunun
genel oyla ve Cumhurbaşkanınca seçilen üyelerinin üçte biri
her iki yılda bir yenilenir.
Millet Meclisi genel Seçimlerinin
yapılacağı yıla rastlıyan yenileme seçimleri, Millet Meclisi
genel seçimleriyle birlikte ve rastlamıyanları ise, genel seçimlerden
sonra gelen ikinci yılda, genel seçimler için kanunun belirttiği
ayda yapılır.
74 üncü maddeye göre seçimlerin
geriye bırakılması yahut 69 uncu veya 108 inci maddeye göre
seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi hallerinde, Cumhuriyet
Senatosunun yenileme seçimleri de Millet Meclisi seçimleriyle
birlikte yapılmak üzere geriye bırakılmış veya öne alınmış
olur. Bundan sonraki Cumhuriyet Senatosu yenileme seçimleri
3 üncü fıkra hükümlerine göre yapılır.
Cumhurbaşkanınca seçilen
üyelerin süresi biter veya bu üyeliklerde her hangi bir sebeple
boşalma olursa, Cumhurbaşkanı, bir ay içinde yeni üyeleri seçer.
Boşalan bir üyeliğe seçilen
kimse, yerine seçildiği üyenin süresini tamamlar.
V. T.B.M.M. seçimlerinin
geriye bırakılması ve ara seçimleri.
MADDE 74.- Savaş sebebiyle
yeni seçimlerin yapılmasına imkân görülmezse, seçimler kanunla
bir yıl geriye bırakılabilir.
Meclislerin ara seçimleri
her iki yılda bir Cumhuriyet Senatosu seçimiyle birlikte yapılır.
Millet Meclisi genel seçimlerine
bir yıl kala ara seçimi yapılmaz.
VI. Seçimlerin genel yönetim
ve denetimi.
MADDE 75.- Seçimler yargı
organlarının genel yönetim ve denetimi altında yapılır. Seçimlerin
başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi
ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma,
seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla ilgili
bütün yolsuzlukları, şikâyet ve itirazları inceleme ve kesin
karara bağlama ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin seçim
tutanaklarını kabûl etme görevi Yüksek Seçim Kurulunundur.
Yüksek Seçim Kurulunun
ve diğer seçim kurullarının görev ve yetkileri kanunla düzenlenir.
Yüksek Seçim Kurulu, yedi
asıl ve dört yedek üyeden kuruludur. Üyelerin altısı Yargıtay,
beşi Danıştay genel kurullarınca kendi üyeleri arasından üye
tamsayılarının salt çoğunluğunun gizli oyu ile seçilir. Bu
üyeler salt çoğunluk ve gizli oyla aralarından bir Başkan ve
bir Başkanvekili seçerler
Yüksek Seçim Kuruluna Yargıtay
ve Danıştaydan seçilmiş üyeler arasından adçekme ile ikişer
yedek üye ayrılır. Yüksek Seçim Kurulu Başkan ve Başkanvekili
adçekmeye girmezler.
B) MECLİSLERE AİT MÜŞTEREK
HÜKÜMLER
I. T.B.M.M. üyeliğiyle
ilgili hükümler.
a) Milletin temsili.
MADDE 76.- Türkiye Büyük
Millet Meclisi üyeleri, seçildikleri bölgeyi veya kendilerini
seçenleri değil, bütün Milleti temsil ederler.
b) Andiçme.
MADDE 77.- Türkiye Büyük
Millet Meclisi üyeleri görevlerine başlarken şöyle and içerler:
«Devletin bağımsızlığını,
vatanın ve milletin bütünlüğünü koruyacağıma; Milletin kayıtsız
şartsız egemenliğine, demokratik ve lâik Cumhuriyet ilkelerine
bağlı kalacağıma ve halkın mutluluğu için çalışacağıma namusum
üzerine söz veririm.»
c) Üyelikle bağdaşmıyan
işler.
MADDE 78.- İki Meclis üyeliği
bir kişide birleşemez.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeleri, Devlet ve diğer kamu tüzel kişilerinde ve bunlara
bağlı kuruluşlarda, Devletin veya diğer kamu tüzel kişilerinin
doğrudan doğruya veya dolayısiyle katıldığı teşebbüs ve ortaklıklarda,
kamu yararına çalışan derneklerden özel gelir kaynakları ve
özel imkânları kanunla sağlanmış olanların yönetim kurullarında
ve başka işlerinde görev alamazlar ve bunların herhangi bir
yüklenme işini doğrudan doğruya veya dolayısiyle kabul edemezler.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeleri, yürütme organının teklif, inha, atama veya onamasına
bağlı resmî veya özel herhangi bir işle görevlendirilemezler.
Bir üyenin belli konuda ve altı ayı aşmamak üzere Bakanlar
Kurulunca verilecek geçici bir görevi kabûl edebilmesi, kendi
Meclisinin kararına bağlıdır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeliği ile bağdaşamıyan diğer görev ve işler kanunla gösterilir.
d) Yasama dokunulmazlığı.
MADDE 79.- Türkiye Büyük
Millet Meclisi üyeleri, Meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden
Mecliste ileri sürdükleri düşüncelerden ve bunları Meclis dışında
tekrarlamak ve açığa vurmaktan sorumlu tutulamazlar.
Seçimden önce veya sonra
bir suç işlediği ileri sürülen bir Meclis üyesi, kendi Meclisinin
kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz
ve yargılanamaz. Ağır cezayı gerektiren, suçüstü hali bu hükmün
dışındadır; ancak, bu halde, yetkili makam durumu hemen ve
doğrudan doğruya üyenin Meclisine bildirmek zorundadır.
Bir Meclis üyesi hakkında
seçiminden önce veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün yerine
getirilmesi, üyelik sıfatının sona ermesine bırakılır. Üyelik
süresince zamanaşımı işlemez.
Tekrar seçilen Meclis üyesi
hakkındaki tâkibat, kendi Meclisinin yeniden dokunulmazlığını
kaldırmasına bağlıdır.
Meclislerdeki siyasî parti
gruplarınca, yasama dokunulmazlığı ile ilgili görüşme yapılamaz
ve karar alınamaz.
e) Üyeliğin düşmesi.
MADDE 80.- Türkiye Büyük
Millet Meclisi üyeliği, bir üyenin üye seçilmeye engel bir
suçtan dolayı kesin olarak hüküm giymesi, çekilmesi, kısıtlanması,
üyelikle bağdaşmıyan bir hizmet kabûl etmesi veya Meclis çalışmalarına
izinsiz veya özürsüz ve aralıksız olarak bir ay katılmaması
yüzünden üyeliğinin düştüğünün kendi Meclisince karara bağlanması
hallerinde sona erer.
f) İptâl istemi.
MADDE 81.- Yasama dokunulmazlığının
kaldırılmasına veya üyeliğin düştüğüne Meclisçe karar verilmesi
hallerinde, karar tarihinden başlıyarak bir hafta içinde, ilgili
üye veya Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinden herhangi
biri, bu kararın, Anayasa veya İçtüzük hükümlerine aykırılığı
iddiasiyle iptâli için Anayasa